ABA eğitim metodundan faydalanarak yeni beceriler nasıl kazanılıyor? ABA Program Koordinatörü Aile Danışmanı/Psikolog İsmail Bıyıklı ile konuştuk. 

 

ABA’da yeni beceri kazanımı nedir?

Yeni beceri kazanımı genel anlamıyla, daha önce bilmediği bir becerinin genelleme yaparak öğrenimidir. Yeni bir beceri kazanımında en önemli nokta çocuğun ezber yaparak değil, genelleyerek öğrenmesidir. ABA uygularken biz yeni bir becerinin öğrenilmesi için o beceriyi basamaklara ayırıyoruz. Basamaklar kolaydan zora doğru gitmektedir. Bunun sebebi çocuğun motivasyonunu yüksek tutmak hem de daha kalıcı ve ezbere olmayan bir öğrenim sağlamaktır. Bütün basamakları tamamlayan çocuklar bu beceri kazanımı sağlamış olur. Beceri çalışılırken, tek bir nesne kullanılmamalı, çeşitli nesnelerle bu beceri genellenmelidir. Becerinin unutulmaması için düzenli aralıklarla tekrar edilmesi gerekmektedir. Bunu ABA seanslarında biz kontrol denemeleriyle sağlıyoruz.

Becerinin kazanıldığını nasıl anlarız?

ABA’da beceri kazanımını çeşitli analiz ve grafiklerle ölçümlüyoruz. Mesela eşleme programından örneklersek,  çocuğun eşleme programı için kolaydan zora giden bazı hedef basamakları yer almaktadır. İki kartı eşlemeden sekiz kartı eşlemeye doğru giden bazı basamakların yer aldığını düşünelim. Üç gün üst üste iki kartı doğru eşleme yaptığında bu basamağı öğrendiğini düşünerek, üç gün bu basamakla ilgili çalışmalar yapmıyoruz. Dördüncü gününde iki kartı tekrar eşlemesini istiyoruz ve eşleyebilirse bu programın bu basamağını öğrenmiş oluyor. Diğer basamaklar içinde aynısını uyguluyoruz ve bütün basamakları bitirdiğinde, bu programı yani bu beceriyi öğrenmiş oluyor.

Öğretmenlerin verdiği ödev önerilerini ailelerin evde çocukla çalışması neleri sağlar?     

Her gün ders alan bir öğrenci bile genelde günün sadece 1-2 saati eğitimde oluyor.  Günün koskoca bir dilimi evde geçiriliyor. Eğitimde çalışılan kısım evde çalışılmadığı zaman programlar hızlı olarak ilerlemiyor ve maalesef ki ilerleme biraz daha fazla zaman alabiliyor. Biz uygulamalarımızda bitirilen programları aileye ev ödevi olarak veriyoruz. Böylelikle bitirilen beceriler aktif olarak çalışılmaya devam ediyor. Çoğu program sıralı olarak ilerlemekte. Biten becerilerin çalışılması yeni becerilerin öğrenilmesinde çok büyük roller üstleniyor.

Problem davranışlar söz konusu olduğunda bununla ilgili davranış çalışmaları yapılıyor. Yapılan davranış çalışmaları eğitim sırasında uygulandığı gibi evde uygulanmadığında problem davranışlar sonlanmıyor hatta giderek daha zor durumlara yol açıyor. Bu yüzden problem davranışların azalması için eğitimde gerçekleştirilen davranış planları, evde aynı şekilde uygulanmalı ki, öğrenme hızı ilerlesin ve evde daha keyifli zamanlar geçirilsin.

Ev ortamında çocuğumuz ile çalışırken nelere dikkat etmeliyiz?

Evde çalışma yaparken en önemli şey, çocuğun dikkatini dağıtacak unsurların ortada olmaması. Çocuğunuzdan bir beceriyi gerçekleştirmesini istediğiniz anlarda etrafında olan aile üyelerinin ne yaptığı da çok önemli. Mesela kardeşi varsa o sırada karşısında oyun oynamıyor olması gerekiyor. Televizyonun açık olmaması gerekiyor. Hatta mümkünse yalnız olmaya özen göstermeniz gerekiyor. Yanınızda oyuncaklar olmamalı. Bir oyuncağı pekiştireç olarak seçebilirsiniz fakat seçtiğiniz oyuncak çocuğunuz açısından ciddi bir motivasyon kaynağı olmalı. Ona erişmek için oldukça istekli olması gerekiyor. Seçtiğiniz oyuncak dışında etrafta başka oyuncaklar olmamalı. Bu söylediklerim ortam açısından çok önemli. Öncelikli olarak ortamı eğitime hazırlamalısınız. Daha sonrasında çocuğunuzun eğitime hazır olması gerekiyor elbette. Uyku saati sırasında bir beceri beklememelisiniz. Ya da tuvalet eğitimi için bir kazanım bekliyorsanız çocuğunuzu tuvalet eğitimi için hazırlamanız gerekiyor. Çalışılan beceriye göre ortamda değişiklikler yapılması gerekebilir. Genel hatlarıyla en çok dikkat etmemiz gereken şey; ortamda dikkat dağıtıcı unsurlar yer almamalı ve çocuğumuz için uygun bir saat dilimi olmalı.

Bir becerinin kazanıldığının göstergesi nedir?

Bir becerinin kazanıldığının en büyük göstergesi; günlük yaşantısı içinde onu sergiliyor yani genelliye biliyor olmasıdır. Bunda yine bir beceri üstünden örnekleyerek gidebiliriz. El sinyalleri çalıştığımızı varsayalım. Seans içerisinde gel, ver, otur, kalk gibi çeşitli el sinyalleri becerilini çocukta kazandırdık. Ebeveyni ev içerisinde çocuğa eliyle ‘gel’ yaptığında, çocuk ebeveynine doğru geliyorsa; bu beceri çocukta kazanım sağlamış oluyor. Aynı zamanda genellediğini de kendi kullanımından tekrar ölçümleyebiliyoruz. Çocuk da ebeveynine aynı şekilde ‘gel’ sinyalini eliyle gösterdiğinde, mutlaka bunu “Bana harika gelmemi gösterdin” gibi sözel pekiştireçler yardımıyla takdir etmeliyiz. Ayrıca bu şekilde yaptığı şeyi isimlendirerek ona öğretim konusunda yardımcı olabilir ve genellemesini sağlayabiliriz.

Kendi el sinyalini yapıyor ve ebeveyni yaptığında da sinyale uygun davranabiliyorsa, bu beceri kazanımını öğrendiğini söyleyebiliyoruz. Kısacası bir becerinin kazanımı için ders dışında günlük hayatında bu beceriyi uyguluyor olması gerekiyor.

Mesela özdeş olmayan nesneleri ayırmak gibi bir beceriyi ele alırsak… Bu beceriyi çalışmak otizmli bir çocuk için neden önemli?

Özdeş olmayan nesneleri ayırmak “görsel performans beceri alanı” içerisinde yer alıyor. Bu beceride yapılması istenen; herhangi bir nesnenin fiziksel ya da işlevsel özelliğini göz önünde bulundurarak diğerlerinden ayırmaktır. Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocuklarda özdeş olmayan nesneleri ayırmak bazen zor bir beceri olarak gelebilir. Bu beceriyi çalışmak sadece otizmli bir çocuk için değil bütün çocuklar için oldukça önemlidir. Örneğin kendi evinde gördüğü masa dışında başka masalarında aynı işe yaradığını bilmesini sağlar. Ya da sadece kendi burnu değil, diğer insanlarının burnunun da aynı işleve sahip olduğunu anlamasını sağlar. Tek bir tür kedi olmadığını, birçok türde ve farklı görünümde kedi olabileceğini ve bunların hepsinin isminin kedi olduğunu yine aynı şekilde anlamasını sağlayacaktır.

Yine aynı örnekten gidersek bu beceriyi kazandığını nasıl tespit edebiliriz?

Bunu tespit edebilmeniz adına evde çalışabilmeniz için bir örnekte bulunmak isterim. İki farklı kedi ve iki farklı köpek kartı masaya konulur. “Bunları ayır” yönergesi verilir. Çocuktan kedileri bir araya getirmesi, köpekleri bir araya getirmesi beklenir.  Yaptıktan sonra “Burada kediler var, bu arada köpekler var. Kedileri ve köpekleri süper ayırdın.” diye pekiştirilir ve yaptığı şey tekrarlanır.

Becerinin temelini kavradığında grup sayıları artırılır; iki araba, iki ördek, iki ağaç. Bu sefer üç gruba ayrılması istenir. Daha sonra kart ve grup sayıları artırılabilir; beş kedi, beş bisiklet,  beş çiçek, beş masa, beş bilgisayar. Kartlar ve gruplar aynı tutulmamalı, sürekli çeşitlendirilerek çalışılmalıdır. Bu genelleme için oldukça önemlidir. Bu çalışmayı yapabilen ve aynı zamanda günlük yaşantısı içerisinde kullanabilen çocuklar özdeş olmayan nesneleri ayırma konusunda başarılıdır diyebiliriz.

El ve kol hareketlerini taklit gibi bir beceride neler hedeflenir?

Sadece el ve kol hareketlerini taklit etmek değil, genel anlamda bütün taklit becerileri çok büyük önem taşır. Normal gelişim gösteren çocukların birçok beceriyi başkalarının davranışlarını gözleyerek ve gözledikleri davranışları taklit ederek öğrendikleri görülmüştür. Taklit etmek genel anlamda bir öğrenim yönetimidir diyebiliriz. Taklit etme becerisini öğrettiğimizde çocuk, bundan sonraki öğrenme sürecinde gözlemleyerek taklit etmeye başlayacaktır. Bunlara; oyun oynamak, kaşıkla yemek yemek, birikmiş suya basarak kendini ıslatmak, bulaşıkları yıkamak, ellerini yıkamak, dişlerini fırçalamak gibi günlük hayatta yaptığımız her şey dahil edilebilir.

El ve kol hareketlerini taklit becerisinde de çocuğu bu seviyeye hazırlamak hedeflenmektedir. Aynı zamanda el ve kol hareketleri taklit etmek; çocukta ince ve kaba motor becerilerini de destek sağlanmaktadır.

Evde çocuğumuza yeni beceriler kazandırmaya çalışırken hangi hataları yapmaktan kaçınmalıyız?

Evde çalışırken yapılan en büyük hata çocuk hazır değilken fazlasını istemek oluyor. Biz seans içerisinde bir beceriyi kolaydan zora basamaklara ayırıyoruz demiştim. Bu basamakları evde ailenin yapması pek mümkün olmayabiliyor. Daha çocuk eşlemeyi bilmiyorken önüne yığınla kart koyulup eşlemesi isteniyor. Sonra çocuk çalışmak istemiyor ve çalışma anında problem davranışlar geliştiriyor. Öncelikle kolay basamaklardan başlamalısınız. Becerinin temelini sağlamlaştırmalısınız ki, zora giderken motivasyonunu kaybetmesin. Üstelik  mutlaka ders çalışmayı keyifli bir şeylerle eşlemelisiniz. Karşınızda bir çocuk var ve onun yaşını göz ardı etmeyin. Ondan sizin gibi saatlerce masada oturup çalışmasını bekleyemezsiniz. Dersi keyifli şeylerle eşlemelisiniz. Çalışmalarının içine pekiştireçler ve oyunlar katmalısınız. Onu anladığınızı yansıtmalısınız ve en önemlisi yapamadığında azarlamak yerine, yapmaya çalıştığı için mutlaka takdir etmelisiniz.