Risk altındaki çocuklar için önleyici ve iyileştirici etkileri açısından oldukça özel olan bu kitap hem uzmanların hem de ebeveynlerin faydalanması için kaleme alınmış. Eseri dilimize kazandıran çevirmenlerden Doç. Dr. Sevcan Karakoç Demirkaya ile kitabı mercek altına aldık.

 

Uzman Psikolog Hale Kahyaoğlu Çakmakçı ile dilimize çok önemli bir eser kazandırdınız “Risk Altındaki Çocuklarla Yaratıcı Oyun”. Bu tür çalışmalarda çok seçici olduğunuzu biliyorum. Sizi bu kitap için çalışmaya çeken neydi?

Yaygın gelişimsel bozukluğu olan küçük çocuklar ile çalışırken bireysel eğitimlerin dışında ailenin bilgilendirilmesi ve evdeki müdahaleler noktasında ülkemizde kaynak açısından eksiklikleri görüyordum. Maalesef ebeveynler sadece özel eğitimi yeterli bulmaktadır. Oysa çocukla evde yapılan etkileşim ve iletişim temelli yaklaşım yani aslında oyun da tedavinin bir parçasıdır. Bağlanma sorunları olan çocuklar da ebeveynleri ile etkili zaman geçiremiyorlardı, deneyimsiz anneler ise çocuğun duygusal ve duyusal ihtiyaçlarından çok tekdüze ve davranış temelli, ya da bir oyuncağa bağımlı oyunlar kurmaktaydı. Oyun ise aslında çocuklarla ebeveyn arasında bağ kurmanın en temel yaklaşımıdır. Bu eksiklikleri giderme yollarını düşünürken Sue Jennings İstanbul’a atölye çalışması için gelmişti ve bu şekilde onun teknikleri ile tanışmış olduk.

Siz kitabın önsözünde çok güzel ifade etmişsiniz gerçi ama ben yine de sormak istiyorum, oyunlar tüm insanlar için neden bu kadar önemli?

Oyun, insanın tarihi kadar eskidir. Çok eski çağlardan beri yaşamın bir parçası olarak oyun hep yer almıştır. Örneğin bir arkeoloji müzesini düşünün orada her dönemin hatta taş devrinin bile oyuncakları mevcuttur.

Sembolik dilin kullanımı için söz öncesi dönemlerde de oyun yer alır. Bir erişkinin kendini rahat bir şekilde anlatması diyebileceğimiz süreci bir küçük çocuğun oyununda görebiliriz. Oyun dildir, iletişimdir, iç dünyadır, dış dünya ile kurulan ilişkidir, büyüme ve onarım için oyun gerekmektedir. “oynamayan tay at olmaz “ diye bir atasözü de var. Erişkin yaşam geçiş, günlük hayattaki öğrenmenin provası hep oyunlarda yapılır.

Kitap sadece teorik bilgiler içermiyor. Kolayca uygulanabilecek pratik oyun örnekleri ile dolu. Uzmanların yanı sıra aileler de bu kitabı kullanabilir mi?

Bu kitap çocuklarla çalışan herkes için yazılmıştır. Bu nedenle hitap ettiği gruba ebeveynler, bakıcılar, öğretmenler, terapistler ve diğer çocuklarla çalışan kişiler dahildir.

Kitapta farklı çalışma sayfaları var. Bu sayfalar nasıl kullanılabilir? Bize bir örnekle anlatabilir misiniz?

Örneğin “hava durumu masajı” diye benim de çok sevdiğim bir bölüm var. Burada önce aileler yönergeyi okumalı ve gözünün önünde canlandırmalıdır. Daha sonra çocuğun izin verdiği kadarıyla sırtında bahsedilen hava durumu olaylarına uygun olarak hafif veya sert dokunuşlarla ve ses çıkararak masaj yaparak oyunu yönetir.

Doldurması veya boyaması istenen sayfalar da bulunmaktadır. Burada önemli olan çocuğun mevcut hassas durumunu göz önünde bulundurarak hareket etmek gerekmektedir. Bu kitaptaki etkinlikler örneğin hikayeyi okuma ve hikaye ile ilgili sorulardan konuşma akademik başarı temelli bir etkinlik değildir. Bu nedenle çok didaktik yaklaşmamak gerekir, çocuklarla birlikte eğlenmek için yapılmalıdır. Oyun sıkıcı değil eğlendirici olduğunda yararlıdır.

Bu kitap nöro-dramatik oyun anlayışını temel alıyor. Bilmeyen ailelerimiz için bu kavramı en yalın haliyle nasıl açıklarız?

Nörodramatik oyun duyusal, ritmik ve dramatik oyunları içerir. Beyin gelişimin en önemli olduğu dönemleri içeren dönemi hedef alır. Doğumdan önceki 6 aylık süreçten (yani anne  3 aylık hamile iken) doğum sonrası 13.aya kadar (kimi gelişimsel geriliği olan çocuklarda daha da ileri dönemler) olan dönemi içerir. Bu dönemde beden ve duyularla ilişki kurulması, dünyanın tanınması ve bu şekilde öğrenme mümkündür. Nörodramatik oyun da beyin

beyin gelişimi ve bağlanmayı hedef alan oyunları içerir. Diğer oyun terapilerinden farklı olarak herhangi bir kurama ait değildir.

Bu kitaptan hangi alanın uzmanları yararlanabilir? Ve özellikle hangi ailelere tavsiye edersiniz?

Erken gelişim dönemleri için risk taşıyan çocuklar için bu kitaptan faydalanabilmek mümkündür.  Özellikle oyun sürecinde olan 3-10 yaş arası çocuklar için uygulamak kolaydır. Travma yaşamış, öğrenme zorlukları olan, yaygın gelişimsel bozukluk spektrumunda yer alan veya herhangi bir duygusal zorluk yaşayan çocuklar ve bu çocuklara ulaşmada zorluk yaşayan aileler kullanabilir.

Drama Terapi ve Nöro- Dramatik Oyun alanlarının öncüsü olan Prof. Dr. Sue Jennings ile siz şahsen de tanışmıştınız. Jennings ile tanışmak ve beraber bir çalışmaya katılmak nasıl bir deneyimdi?

Sue çok disiplinli bir profesyonel ve işine de aşırı bağlı. Benim onun ilerleyen yaşına rağmen azmi ve kurallara sıkı sıkıya bağlı kalması oldukça dikkatimi çekmişti. Örneğin eğitimlerde çay-kahve kupasıyla oturmaya hoş bakmazdı, çocuk terapistleri donuk ve hareketsiz olmaz deyip hepimize bir ifade ve bir enerjik hareketlenme  bulaştırırdı.

Son olarak, kitabını çevirmeden önce Jennings ile yaptığınız çalışmadan da bahsedebilir misiniz biraz?

Kitap çevirisi için olan çalışma mı? Öncelikle Sue ile kitapları ile ilgili konuşup çevirmek istediğimizi belirttik, çok sıcak karşıladı. Apamer yayınları müdürü, ki kendisi de psikolojik danışman olup alandan birisidir, ile konuştuk ve İngiltere’deki yayınevi ile iletişimler kuruldu. Bu şekilde süreç başlamış oldu. Kovid pandemisi olmasaydı çeviri sonrası Sue ile birlikte yaratıcı oyun atölyesi yaparak kitabın kullanımını öğretmeyi planlamıştık. İşte hayat bu, siz planlar yaparken başınıza gelen şey…

Çok teşekkürler…

Ben teşekkür ederim, umarım ihtiyacı olan çocuklara ve uzmanlarına fayda sağlar.

Röportaj: Rana Zeynep Çömlekçi