“Otizm sadece otizmli birey ve ailesinin mücadelesi değildir. Ailelerin hekimler ve eğitimciler ile birlikte yol aldığı ortak bir mücadeledir.”

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1976 yılında Burdur’un Bucak ilçesinde doğdum. Orta ve lise öğrenimimi burada tamamladım. Lisans eğitimini On Dokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nde ve yüksek lisansımı da Yozgat Bozok Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı’nda yaptım.  İlk olarak Bitlis iline sınıf öğretmeni olarak atandıktan sonra birleştirilmiş sınıflar dâhil olmak üzere ilkokullarda, özel eğitim üstün yetenekliler alan değişikliği ile özel eğitim kurumu olan Bilsem’ de, Ankara Üniversitesi TÖMER dil eğitimi ile ortaokul ve liselerde öğretmenlik ve idarecilik yaptım. 2009 yılında Yozgat Bozok Üniversitesine Daire Başkanı olarak atandım. Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı ve Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı olarak çalıştıktan sonra yine aynı üniversitede Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptım. 2019 yılında Çorum İl Millî Eğitim Müdürlüğüne atandım. 2020 Ocak ayından beri de Isparta İl Millî Eğitim Müdürü olarak görevimi yapmaya devam etmekteyim. Aynı zamanda NLP Pratictitioner Uygulayıcılığı ile Kişisel Gelişim Uzmanıyım.

Paydaşlarınız ile ülkemizin otizm alanındaki en önemli kongrelerden birinin gerçekleşmesine katkıda bulundunuz. Otizmle ilgili yürütülen bu çalışmalar sizin için neden önemli?

Milli Eğitim Müdürlüğüne başladığımdan beri ilimizdeki birçok okulu gezme fırsatım oldu. Gezdiğim okullardan biri de çoğunlukla otizmli çocuklara eğitim verilen Gülşen Önal Özel Eğitim Uygulama Merkezi’ydi. Okulda çocuklarını bekleyen birçok aile ile sohbet ettim ve ailelerin çaresizliğini gördüm.  Sonrasında otizmle ilgili daha çok şey araştırdım. Özel eğitimle ilgili yapılacak her çalışmaya destek olmam gerektiğini bir kez daha anlamış oldum. Bu çocuklara daha iyi nasıl hizmet edebiliriz, anaokullarımızda, okulöncesinde ya da kaynaştırma gruplarına nasıl destek olabiliriz diye düşündüm.

Bu yüzden özel eğitim alanında uzman olan İl Millî Eğitim Müdür Yardımcımızla özel eğitime yönelik çalışmalar yapmamız gerektiğini konuştuk.  Akabinde nerelerde eksiğimiz olduğumuza yönelik bir durum analizi yaptıktan sonra bir kongre düzenleme kararı verdik.  Otizm sadece otizmli birey ve ailesinin mücadelesi değildir. Ailelerin hekimler ve eğitimciler ile birlikte yol aldığı ortak bir mücadeledir. Bu kapsamda hem eğitimcilerin hem sağlıkçıların hem de ailelerin katılımıyla bir kongre düzenlemiş olduk. Bu çalışmanın eğitimciler olarak bizlere, sağlıkçılara ve ailelere yol gösterici nitelikte olacağını düşünüyorum.

Öğretmenlik ya da okul müdürlüğü yıllarınızda hiç özel gereksinimli ya da otizmli öğrencilerle yolunuz kesişmiş miydi?

Evet, daha önce çalıştığım illerde özel gereksinimi olan birçok çocukla karşılaşmıştım. Otizmli, zihinsel yetersizliği olan ya da down sendromlu çocuklarımız vardı. Onlarla karşılaştığımda tabii ki insan onlara bir şeyler yapabilmek, onlara destek olabilmek istiyor.  Çalıştığım illerde özel eğitim alan bir çocuğun eğitimler sonunda annesine “anne” demesinden sonra annenin hüngür hüngür ağlaması beni geçekten çok etkilemiştir. Burada eğitimin ne kadar önemli olduğunu gördüm.

Otizmli çocuklarımız için geleceğe yönelik başka projeleriniz de olacak mı?

Evet, bunu birçok yerde dile getirdim. Özel eğitimle ilgili çocuklara yönelik bir eğitim kampüsü oluşturmak istiyorum. Yani özel gereksinimli çocukların eğitimiyle ilgili A’dan Z’ye her türlü eğitim ihtiyaçlarının karşılaşacağı bir kampüs kurma hayalim var. Özel eğitimcilerimiz, ergo terapistlerimiz gibi birçok kişi bu kampüste yer alacak. Burada özel eğitim öğretmenlerimizi alanlarıyla ve engel türleriyle ilgili konularda her anlamda geliştirmeye yönelik eğitimler verdirmek istiyorum. Yani öğretmenlerimizin farkındalığını, bilgisini artırıp müdahale becerilerini geliştirmek istiyorum. Öğretmenlerimizi geliştirdikten sonra öğrencileri için elimizden gelen her şeyi yapacağız. En önemli hedefim öğretmenlerin eğitim kalitesini artırmak, velileri bilinçlendirmek ve öğrencilerimize kaliteli bir eğitim ortamı ve kaliteli bir eğitim sunmak.  Ayrıca normal gelişim gösteren çocukların da özel gereksinimli çocuklarla birlikteliğini sağlamak istiyorum. Yaşamamız boyunca hep beraberiz elbette zorluklar olacaktır fakat bu hem özel gereksinimli çocuklarımıza faydalı olacağı gibi hem de normal gelişen çocuklarımızda şefkat, merhamet duygusu gelişmesini sağlayacaktır. Bizim toplumda farkındalık oluşturma derdimiz var. Özel gereksinimli çocuklarımız için yani engel grubu fark etmeksizin toplumda insanların engellere karşı bakış açısını değiştirmek istiyoruz. “Engel olma, destek ol” diyoruz.

İl Millî Eğitim Müdürü olarak özel gereksinimli çocuklarımız için imkânınız olsa nasıl projeler hayata geçirmek isterdiniz?

Burada en önemli unsur özel eğitim öğretmenlerinin ve okul öncesi öğretmelerinin eğitilmesidir. Ben, öğretmenlerin engel türünde uzmanlaşmasını isterdim. Yani benim elimden gelse örneğin, sadece otizm alanında uzmanlaşmış öğretmen yetiştirmek isterim. Bu alanda uzmanlaşmasını, bu alana tam hâkim olmasını yani eski sistemdeki gibi görme engelli, işitme engelli gibi branş branş yetiştirmek isterim. Buna ait sınıflar kurarım ve bu alanlarda uzmanlaşmış öğretmenler ile o engel grubuna en iyi eğitimi vermek isterim. Ayrıca elimde imkânım olsa her özel çocuğumuz için eğitim süreçlerini kolaylaştırmaya yönelik bir kişi görevlendirmek isterim. Bu çocukların akranlarıyla birlikle eğitim almalarını sağlarım. Beden eğitimi, müzik gibi derslerde akranlarıyla birlikte eğitim almalarını bu sayede onların da sosyal bakımdan desteklenmeleri sağlarım.

Kongreye Isparta’daki öğretmenlerin de katılma şansı oldu mu? Katıldıysa onlardan nasıl geri dönüşler aldınız?

Isparta Otizm Kongresi’ne sadece ilimizden değil Türkiye’nin dört bir yanından öğretmenlerin katılma fırsatı oldu.  Isparta Otizm Kongresi multidisipliner bir anlayışla oluşturulduğu için hem sağlıkçılar hem eğitimciler hem de aileler beraber otizmi ele alma fırsatı elde etti. Böylece katılan herkes otizmi farklı boyutlularıyla görebildiler. Bu açıdan kongremize gelen dönütleri incelediğimizde katılımcıların oldukça memnun olduklarını gördük. Bu durum bir eğitimci ve de kongre başkanı olarak beni çok mutlu etti. Bu alana katkı sağlamış olabilmek bizim temel görevimizdir.

Kongreyi gelecek yıl tekrarlamayı planlıyor musunuz?

Kongrenin dönütlerini değerlendirdiğimizde bu alanda ciddi eksikliğin olduğunu gördük ve seneye Isparta Otizm Kongresi’nin ikincisini yapmayı düşünüyoruz. Aynı zamanda farklı engel türlerinde de alanında en iyi olan akademisyenleri bir araya getirmeyi planlıyoruz.

Son olarak dergimiz aracılığı ile otizmli çocuğu olan ailelerimize söylemek istedikleriniz varsa alabilir miyiz?

Onların yaşadığı zorlukları gördüm. Bunu gördüğüm için şunu söyleyebilirim… Ailelerin hiçbir zaman pes etmemeleri ve her zaman yapılabilecek bir şeylerin olduğunu bilmeleri gerekiyor. Biz biliyoruz ki bu aileler çocuklarının tedavileri için çok uğraşıyor. Çocuklarının eğitimi için ellerinden gelen her şeyin en iyisini yapıyorlar. Hatta kendileri eğitim alıyor. Biz, Isparta’daki aileler özelinden konuşursak bu aileleri özel eğitim öğretmenleri aracılığıyla evde nasıl ve ne şekilde etkinlik yapabilecekleri konusunda eğitebiliriz. O yüzden hiçbir zaman pes etmeden her zaman çocuklarının eğitimi için koşturmaları gerekecektir. Sorun olduğunda bize gelmeleri ya da takipte oldukları hekime gitmeleri gerekecektir. Isparta İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak bu ailelerin her zaman yanındayız ve elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız. Isparta’daki aileler adına konuşursak ne zaman bir sorunla karşılaşırlarsa kapımız onlara her zaman açık.

 

Röportaj: Rana Zeynep Çömlekçi