“Çocukların ne çizeceğine biz yetişkinler karar vermemeliyiz. Yetişkinler olarak görevimiz onların üretim sürecini kolaylaştırmak olmalı,” diyen Sanatçı ve  Öğretmen Fırat Bingöl çocukların sanat çalışması boyunca nasıl hissettiklerinin, elde ettikleri sonuçtan daha önemli olduğuna dikkat çekti.

Sanat Eğitiminin Önemi

Sanat, bireyin farklı düşünebilmesini, kendini ifade edebilmesi için yeni bir dil kazanmasını, kendisine ve doğaya daha duyarlı olmasını, estetik bir bakış açısı kazanmasını ve sanat yoluyla edindiği bilgiyi günlük hayatın içerisinde kullanabilmesini sağlar.

Sanatın, insana sunduğu önemli katkılardan biri de kişinin ifadesini bir çocuğunki kadar naifleştirip, anlatacaklarını kaygıdan daha uzak bir dille aktarmasını sağlayarak sınırsız bir dil dünyasında, yaratma eyleminin içine sokmaktır. Bu nedenle, çocuklar ile sanat yapmayı, her şeyden önce yaratma sürecinde sınır tanımamanın ne olduğunu öğrendiğimiz bir süreç olarak tanımlıyorum.

Çocukların gün içinde karşılaştıkları olay ve durumlar karşısında, tepki verebilecekleri ve kendilerini ifade edebilecekleri alanlar yaratacak mekânlar oluşturmak sanat atölyelerinin en önemli hedeflerinden biridir. Sanat atölyelerinin amaçlarından bir diğeri de bu mekânlarda sosyal çevrede yaşamış oldukları deneyimleri sanat yoluyla ortaya koymak, öz güven oluşturmalarına yardımcı olmaktır.

Özel gereksinimli çocuklarda sanat eğitimi nasıl olmalı?

Sanat eğitimi sürecinde, özel gereksinimli çocukları diğer çocuklardan ayırmayı doğru bulmuyorum. Biz eğitmenlerin merkezinde her zaman çocuk olmalı ve onları her zaman bir birey olarak kabul etmeliyiz. Üretim sürecinde şefkatli ve sabırlı olmalı; çocukları yargılamaktan kaçınmalıyız.

Sanat üretirken de belli kalıplardan uzaklaşmak gerekir. Sadece onların ihtiyacını görüp desteklemek yeterlidir. Çocukların ne çizeceğine biz yetişkinler karar vermemeliyiz. Yetişkinler olarak görevimiz onların üretim sürecini kolaylaştırmak olmalı. Çocuklar için tamamen özgür bir ortam hazırlamak kendilerini özgürce ifade etmelerine yardımcı olur. Bazen bir çizgi, bazen bir nokta koymak bile onlar için yeterli olabilir. Bazen de inanılmaz kompozisyonlar yaratırlar.  Bizlerin nasıl gördüğü değil, onların nasıl hissettiği önemli. Üretirken sonuç değil, süreç önemlidir.

Kendilerini sanatla ifade etmelerine nasıl ikna etmeliyiz?

İlk olarak kendilerini rahat ve güvende hissedecekleri bir ortam yaratmalı ve hazır hissettiklerinde başlamalarına fırsat tanımalıyız. Atölye ortamında onları cezbedecek renkli boyalar, fırçalar, kil, kağıt ve tuvaller olması önemli. Bu ortam ve malzemelerle buluşan öğrencilerin bazıları hemen üretmeye başlarken, bazıları uzun bir süre sadece izlemeyi de tercih edebilir. İkna etmeye çalıştığımızda onları daha da uzaklaştırabiliriz. Önemli olan düzenli bir şekilde bu atmosferle onları buluşturup, hazır hissettiklerinde başlamalarını beklemek. Kendi isteğiyle çizmeye başlayan çocuk yargılanmayıp yüreklendirildiğinde, çizdiği tek bir çizgiyle bile kendini iyi hissedecektir.