Özel eğitime baktığınızda aslında hayatın kendisini görürsünüz. Emeklemeden tutun da, alışveriş becerilerine, yeme-içme alışkanlıklarından kişisel bakım becerilerine kadar geniş bir yelpazedir. Bireyin doğal yoldan ya da akranlarıyla kazanamadığı becerilerin, yapılandırılmış bir şekilde aktarılmasıdır.

 

 

Parin Yakupyan

ÖÇED Yönetim Kurulu Başkanı

Otizmli Genç Annesi

[email protected]

 

Birçoğumuz kelime anlamıyla “özel eğitimi” kabaca biliyoruz. Sorduğunuzda özel eğitimi tarif edebilecek birkaç kelime almanız da mümkün. Diğer yandan ise özel eğitimi bilmeyenlerin sayısı da bir o kadar fazla. Hatta binlerce özel gereksinimli bireyin faydalandığı özel eğitimi, ailelere soracak olursak; özel eğitimin ne olduğunun, neye yaradığının, öneminin ne olduğunun cevabını bazen alamayabiliriz.

Dünyada 1700 yıllarda görme ve işitme engelli bireylerin eğitimi için açılan okullarla başlayan özel eğitim kavramı, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde 1800’lü yılların sonuna doğru coğrafyamıza girmiştir. Cumhuriyet döneminde ise 1965 yılında Ankara Üniversitesi’nde Özel Eğitim Bölümü kurulmuştur. Yani resme bütünüyle baktığımızda özel eğitim konusunun ülkemizde köklü bir geçmişi yoktur. Bahsettiğimiz husus; musiki veyahut doğa sesleri ile tedaviden ziyade eğitim ağırlıklı kısımdır. Özel eğitimdeki gelişim ve ilerleme son 10- 15 yılda yukarı doğru bir ivme kazanmıştır.

Özel eğitim, özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların engel, durum ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitime verilen addır. Özel eğitim, özel gereksinimli bireyi topluma uyumlu ve kaynaşmış bir birey haline getirmeyi amaçlar. Özel eğitim, özel gereksinimli bireyin kendi kendine yetebilmesini sağlamayı hedefler. Ayrıca, akranlarıyla aynı anda öğrenemeyen özel gereksinimli bireylerin öğrenme durumlarına göre eğitim programlarıyla eksikliklerini tamamlayabilmelerini sağlar.

Özel eğitim sığ bir gölden ziyade engin bir okyanus misalidir. Anlamında ve uygulanışında derinlikler ve kendine özgü haller barındırır.

NE KADAR ERKEN O KADAR İYİ

Özel gereksinimli bireyin durumunun erken fark edilmesi ve akabinde yoğun eğitim şarttır. Hayatın en önemli evresi olan, gelişimin ve geleceğin zeminini oluşturan çocukluk evresini bireyin dolu dolu, sistemli ve multidisipliner yaklaşımlarla geçirmesi gerekmektedir. Erken yaşta ne kadar yoğun ve yapılandırılmış eğitim alırsa özel gereksinimli birey, geleceği açısından o kadar sağlam temeller kurmuş olacaktır. Bireyin akranı ile olan gelişim farkı, yaşı ilerledikçe açılacağı için ekstra bireye uygun eğitimlerle bu farkın kapanması sağlanacaktır.

Uzman ve yetişmiş personel  özel eğitimin olmazsa olmazıdır. Normal gelişime sahip bireye eğitim verecek eğitimci nasıl ki amaca uygun eğitim alıp yetiştiriliyorsa, özel gereksinimli bireye katkı sunacak personelin de alana uygun eğitim alıp yetiştirilmesi şarttır.

AİLE ÖZEL EĞİTİMİN CAN DAMARI

Normal ya da özel gereksinimli birey fark etmeksizin eğitimin temeli her şekilde ailede başlar. Özel gereksinimli bireyin ailesi, özel eğitimin can damarıdır. Aile özel eğitimin önemini ne kadar erken kavrarsa, çocuğunu ne kadar iyi tanırsa, çocuğuna yaklaşacağı yöntemleri ne kadar iyi bilirse, çocuğunun hayatına o kadar olumlu yönde dokunacaktır. Özel gereksinimli birey bir deneme yanılma tahtası değildir. Özel eğitimde “Ne olacak ki” deme lüksü yoktur. Bazen olumsuz bir davranışın izlerini silmek bireyin yıllarına mal olabilmektedir.

Özel gereksinimli bireyin eğitimi yani özel eğitim bir bütündür. Bireyin hayatına dokunan, eğitimine katkı sağlayan unsurlar etkileşim halinde olmalıdır. Birbirlerinden ayrı hareket ederlerse, farklı yaklaşım içerisine girerlerse bireyin hayatına sağlayacakları katkı oranı azalır, süreç uzamaya müsait hale gelir. Özel gereksinimli bireyler için zaman çok önemli bir kavramdır ve boşa geçirebilecekleri, eğitimsiz geçecek bir vakitleri olmamalıdır ve yoktur. Özel eğitimde, ne feda edilecek birey ne de boşa akacak bir vakit söz konusu değildir.

Özel eğitime baktığınızda aslında hayatın kendisini görürsünüz. Emeklemeden tutun da, alışveriş becerilerine, yeme-içme alışkanlıklarından kişisel bakım becerilerine kadar geniş bir yelpazedir. Bireyin doğal yoldan ya da akranlarıyla kazanamadığı becerilerin, yapılandırılmış bir şekilde aktarılmasıdır. Özel eğitim tam olarak karşılamasa da ailelerin “Benden sonra çocuğuma ne olacak?” sorusunun cevabıdır. Toplumsal kuralların öğretimi, bireyin özbakım becerilerinin gerçekleştirmesi, kendi kendine yetebilmesini sağlamaktır.

Özel eğitim, toplumun bireylerine verdiği önemdir.

Özel eğitim, hiçbir bireyin feda edilemeyeceğinin göstergesidir.

Özel eğitim, ailenin yarına dair olan inancını kuvvetlendiren eylemler topluluğudur.

Özel eğitim,  özel gereksinimli bireyin ilk adımlarını, ilk kanat çırpışlarını öğretmedir.

Özel eğitim, özel gereksinimli bireyin akranlarına yetişmesine olanak sağlayan araçtır.

Özel eğitim, özel gereksinimli bireyin yarınıdır.

Özel eğitim, özel gereksinimli bireyin toplumla ahengini sağlar.

Özel eğitim, özel gereksinimli bireyin kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan güçtür.

Kısacası özel eğitim, özel gereksinimli birey için hayatın kendisidir.

Özel eğitim bu nedenlerle çok önemlidir ve özel gereksinimli birey ailesi için vazgeçilmez bir hak’tır.