Anne karnında yapılan testler otizmin anlaşılmasını sağlar mı? Otizmli çocuklara yapılan testler nelerdir? Hepsi ve daha fazlasını Çocuk ve Ergen Psikiyatristi/Psikoterapist Dr. Nagihan Saday Duman’a sorduk.

Hamilelikte yapılacak bir test ile otizm anne karnında anlaşılabilir mi?

Otizmin nedeni henüz tam olarak saptanabilmiş değil maalesef. Yapılan çalışmalar, otizmin sebeplerinin genetik ve çevresel faktörler olabileceğini belirtiyor. Genetik sebep olarak yaklaşık 600 genden şüphe ediliyor. Ancak henüz hangi genin otizmden kesin sorumlu olduğu bulunamadı. Çevresel olarak da şüphe edilen birçok faktör olmasına rağmen kesin olarak sorumlu bir faktör ortaya konulamadı. Sebebi tam olarak belirlenemediği için de gebelikte tanı konulmasını sağlayacak bir test elimizde bulunmuyor.

Otizm tanısı nasıl konulur? Otizm tanısı için hastane ortamında yaptırmamız gereken testler var mı?

Otizm, klinik bir tanıdır. Klinik tanı şu demek; klinisyen yani bir çocuk psikiyatri hekimi çocuğu muayene eder, davranışlarını, gelişim özelliklerini, sosyal iletişim becerilerini gözlemler ve yaşına uygun olup olmadığını, gelişim özelliklerinde normalden farklı yönlerini değerlendirir. Gözlemleri doğrultusunda elde ettiği verilerin otizm spektrum bozukluğu ile uyumlu yönlerini analiz eder ve buna göre tanı koyabilir. Otizm için tanı konulmasını sağlayan bir test veya laboratuvar tetkiki yoktur.

Çocukların rutin takiplerinde veya sağlıklı çocuk kontrollerinde onu muayene eden hekim tarafından (bu hekim bir çocuk doktoru, nöroloji doktoru ya da acil hekimi de olabilir) otizm belirtilerinden şüphelenilebilir.

Psikiyatristler otizm tanısını nasıl koyar?

Otizm tanısını çocuk psikiyatri hekimleri koyabilir. Tanı konulabilmesi için mutlaka çocuğun muayene edilmesi, sosyal etkileşim ve iletişim becerileri, dil gelişimi, motor becerileri, tekrarlayıcı hareketlerin varlığı, sınırlı ilgi alanının olup olmaması ve tüm gelişimsel özellikleri açısından değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte aileden, çocuğun özgeçmişine yönelik öykünün de detaylı öğrenilmesi önemlidir.

Psikiyatristler bazen MR gibi görüntülemeler ya da farklı testler isteyebiliyor ailelerden. Bunun nedeni nedir?

Otizm belirtileri saptanan çocuklardan bir takım detaylı incelemeler ve MR gibi görüntüleme tetkikleri istenebilir. Bu testler otizm tanısını doğrulamak amaçlı değildir. Kimi zaman nörolojik ve genetik bir takım bozukluklar da otizm benzeri belirtiler ortaya çıkmasına sebep olabilir. Eğer hekim bu hastalıkların varlığından şüphelendiyse ayırıcı tanıyı yapabilmek adına bu testlerin yapılmasını isteyebilir.

Çocuklara yapılacak gelişim testleri bize ne söylüyor?

6 yaşın altındaki çocuklara gelişim değerlendirme görüşmeleri ve testleri yapılır. Bunlar bize çocuğun hangi gelişimsel alanda yaşıtları ile arasında ne kadar fark bulunduğunu ve çocuğun hangi gelişimsel alanının daha ön planda desteklenmesi gerektiğini anlatır. Örneğin bir çocuğun sadece dil gelişim alanında yaşıtlarından 6 ay kadar geriden geldiğini, motor gelişiminin yaşıtları ile aynı düzeyde olduğunu gösterebilir. Böylece biz çocuğumuzun dil becerilerinin desteklenmesinin öncelikli olduğunu ifade edebiliriz.

Mesela sık yapılan testlerden, WISC-IV Zeka Testi ile ne ölçülüyor?

WISC-IV Zeka Testi bize dört alan hakkında bilgi verir. Sözel kavrama, algısal akıl yürütme, çalışma belleği ve işlemleme hızı alt alanlarından oluşur. Her bir alanın temsil ettiği beceriler bulunur. Örneğin, sözel kavrama alanı bize çocuğun öğrenilmiş bilgiye ulaşma ve bunu sözel olarak ifade etme yeteneği hakkında bilgi verir. Algısal akıl yürütme alanı, görsel algılama, organizasyon, sıralama becerileri hakkında bilgi verir. Çalışma belleği daha çok odaklanma, dikkati sürdürme, işitsel bellek, bilgiyi kısa süreli bellekte tutma gibi becerileri yansıtır. İşlemleme hızı ise, çoklu motor tepkilerin oluşturulması ve kodlama gibi beceriler hakkında bilgi verir.WISC-IV testi her çocukta farklılık göstermekle birlikte yaklaşık 1-1,5 saat sürebilir. Bu test ile çocuğun yine bilişsel gelişim özelliklerinin yaşı ile uyumlu olup olmadığı, güçlü ve zayıf yönleri belirlenebilir.

Otizmli çocukların gelişiminin takibi için hangi testler kullanılabilir?

Otizm tanısı olan çocukların gelişim takibi öncelikle klinik bir takip gerektirir. Gelişim takibinde yaş grubuna göre gelişim değerlendirme araçları kullanılabilir. 6 yaş altı ve 6 yaş üstü değerlendirme araçları değişebilir. Değerlendirme aracı olarak hangi testin uygulanacağına ise çocuğun gelişim düzeyine göre karar verilir. Dolayısı ile otizm tanısı olan her çocuk için aynı değerlendirme yöntemi kullanılmaz.

MOXO testi nedir? Bu test ne amaçlı kullanılır?

MOXO testi bizim sürekli performans testi olarak nitelendirdiğimiz bir testtir. Bu test çocuklarda dikkati odaklamayı, dikkatin sürdürülmesini, işlemleme hızını, dürtüselliği ve hiperaktiviteyi ölçen bir testtir. Klinikte özellikle Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısından şüphelendiğimiz çocukların tanısını desteklemek amacıyla uygulanır.

Bu tür testleri uygulayacak ve yorumlayacak uzmanın yeterliliği ne olmalıdır?

Öncelikle testi uygulayacak kişinin uygulanacak testin özelliğine göre belirlenmiş yetkin kurumlardan eğitim almış ve uygulayıcı olduğuna dair sertifikaya sahip olması gerekir. Testlerin uygulama eğitimlerini almış olan kişiler aynı zamanda testleri de yorumlayabilir. Ancak testin sonucuna göre tanı konulması Çocuk Psikiyatristleri tarafından gerçekleştirilir. Tanı koyma yetkisi ancak ve ancak hekime aittir.

Tanı olsun ya da olmasın, çocuğun gelişimi akranlarından geride ise nasıl hareket etmek gerekir?

Eğer bir çocuğun gelişimsel özelliklerinin herhangi bir alanda yaşıtları ile aynı düzeyde olmadığını, geriden geldiğini tespit ettiysek, mutlaka o alanlarda çocuğun desteklenmesini öneririz. Nasıl destekleneceğine ise çocuğun ihtiyaç duyduğu alan hangisi ise ona göre karar veririz. Bu kimi zaman konuşma terapisi, kimi zaman bireyselleştirilmiş özel eğitim olabilir. Burada kritik nokta ailelerin erken dönemde fark edip, erken müdahale için yardım aramasıdır. Konuşması yaşıtları ile aynı düzeyde olmayan bir çocuk için “3 yaşına gelsin konuşur”, “babası da geç konuşmuştu”, “daha küçük bekleyin biraz” gibi yaklaşımlarla bekletmek çocuğun zamanından çalmak olur. Bu sebeple aileler en ufak bir tedirginlik hissediyorsa, hiç zaman kaybetmeden destek aramalarını öneririm.