“Çocuk otizm tanısı alacak kriterde ise pek karışıklık olmuyor” diyen Psikolog Cihan Çelik çocuğun gelişimsel anlamda gecikmeler yaşadığı ama tanı almadığı durumlarda ailelerin ne yapması gerektiği konusunda yazdı.

Çocuk gelişim sürecinde anne ve baba gözlemi biz uzmanlar için çok şey ifade eder. Çocuğun ne zaman yürümeye başladığı, ne zaman konuşmaya geçtiği, ne zaman karşılıklı oyunlar oynadığı, ne zaman akranları ile temas ettiği ve buna benzer süreçleri ilk defa anne/baba gözlemler. Bu gözlem esnasında anne ya da baba, çocuğuna dair geç konuşma, yürüyememe, oyun oynayamama, çocuğun başka insanların farkında olmaması gibi durumları da gözlemleme fırsatları olur.

Peki, gözlem neticesinde ne olur? Anne ve Baba bu konuda ihmalkarlık yapmazlarsa çocukta oluşabilecek gelişimsel gecikmelerde erken teşhis ve erken müdahale şansını yakalamamızı sağlarlar.

Bu önemli girişten sonra sürecin ilerleyen kısmı ile ilgili sohbet edelim. Aile gözlem neticesinde böyle bir gecikme hissettiğinde hastaneye, doktor kontrolüne ihtiyaç duyar ve işte burada bir süreç başlar.

Üç türlü yanıt vardır burada;

1- Çocuğunuz gelişimsel anlamda gayet sağlıklı, sorun yok.

2- Çocuğunuz gelişimsel anlamda gecikmeler yaşıyor, destek almalı.

3- Çocuğunuz gelişimsel anlamda net sağlıklı da değil, ama gecikmeler de sanki anlamlı değil.

İlk maddede zaten süreç akışında ilerler, ikinci maddede çocuk özel eğitim desteğine başlar. Bu iki madde ile ilgili sorun yaşamamaktayız aslında, her şey gayet nettir. Fakat üçüncü madde ile ilgili sahada çalışan uzmanlar olarak büyük sıkıntılar yaşamaktayız. Çünkü bir grup uzman maalesef hala bu gibi durumlarda, ‘’Evde çocuğunuzla oyun oynayın yeter, ilgilenin biraz daha yeter, ekranı kapatın gecikme ortadan kalkar, kreşe yollayın arkadaşı olsun, parka çıkarın çocuk görsün, komşulara gidin kalabalığa girsin, tanı alacak düzeyde değilsiniz zamanla geçer yaşıtlarını yakalar’’ tarzında geri bildirimlerle bulunarak hem çocukların geleceği ile oynamakta hem de bir arayışta olan aileleri yanlış yönlendirmekteler.

Hiçbir gelişimsel gecikme ya da gerilik kendiliğinden geçmez, kendi kendine ortadan kalkmaz. Böyle olsaydı destek süreçlerine ihtiyacımız olmaz, her şey kendi kendine hallolurdu. Ama biz biliyoruz ki, bırakın zamanla geçer saçmalık olan aforizmayı, yıllarca eğitim alıp adım adım ilerleyen binlerce çocuk var, onca emek, onca gayretle adım adım ilerlenmekte. Destek olmasaydı o adım adımların da olmayacağını bilmekteyiz.

Buradan şuraya bağlayacağım,

Çocuğunuz gelişimsel gecikme yelpazesi içinde dendiyse, ama tanı alacak kriterlerde değilse sakın süreci akışına bırakmayın. Kimseyi ama kimseyi de dinlemeyin. Yukarıda yazdığım gerçekliği olmayan önerileri söze doktor, psikolog, öğretmen, arkadaş, başka bir aile her kim öneriyorsa dinlemeyin. Bu kadar net yazma sebebim, her hafta onlarca aile ve çocuk görmemden kaynaklıdır. Bu riski alıp heba olan, bu riski alıp çocuğunun yıllarını boşa harcayan onlarca, yüzlerce aile gördük, görmeye devam ediyoruz. Çocuğunuz tanı almasa da, yelpazenin içinde dolaşıyorsa bazı durumlardan dolayı, hemen destek eğitim sürecine başlayın. Haftada bir saat uzman eşliğinde, bir gelişim takibi yönetimi süreci ile ilerlemeniz hem çocuğunuz hem de sizin için en sağlıklı olan yol olacaktır. Bana inanın. Bu doğru olan tek yoldur. İnsan yukarıda yazdıklarıma inanmak istiyor, çünkü kolay olanı o. Zamana bırakıp beklemek, diğerinde bir çaba, bir gayret ve bir yola giriş var, daha zahmetli, insan ondan kaçmak istiyor ama kaçmayın. O zahmetli yol size bir süre sonra ferahlık ve çocuğunuzun gelişimini gördükçe huzur verecek. Diğer yol ise sadece size kaygı, zaman ilerledikçe telaş verecek, buna gerçekten gerek yok.

İşin tanı kısmı bana sorarsanız detay kalıyor. Ben yine onlarca aileden şunu dinledim;

Cihan Hocam dört doktor gezdik, şöyle yorumlar geldi. Çocuğunuz;

– Otizm

– Atipik Otizm

– Sosyal İletişim Güçlüğü

– Akran Yoksunluğu Güçlüğü

Şimdi ben ne yapayım? Ailenin aktardığı bu. Çünkü bu işin net bir matematiği yok sevgili ebeveynler. Şunu net söyleyebilirim, çocuk otizm tanısı alacak kriterde ise pek karışıklık olmuyor. Ama diğer üç maddede karışıklıklar yaşanıyor. Benim de üzerinde durduğum ve sizlere aktarmak istediğim tam olarak işte o kısımlar, beklemeyin eğer böyle bir yorum aldıysanız, tanısal değil ama bir şekilde sizlerin gözlemlerini de destekleyen gecikmeler yaşanıyorsa eğitimsel destek sürecine başlayın, beklemenin hiçbir anlamı yok. Bir çocuğun gecikmelerle yaşamına devam etmesi kadar çocuğu zorlayan başka bir şey olduğunu düşünmüyorum ben. Bir şey hakkında performans sergileyemiyorsun ama senden ısrarla performans bekleniyor ama yok yapamıyorsun ve her gün bunun kaygısı, telaşı ile yaşıyorsun, bunu yapmaya o çocuğa hakkımız yok.  Yardımcı olmalıyız ve yardımcı nasıl oluruz bunları bilmeliyiz.

Özetle:

Bir çocuğun destek alması için illa ki, tanı alması gerekmez, Tanı kriterlerini karşılamayıp gelişimsel anlamda gecikmesi olan bir çocuk hemen yarın destek sürecine başlamalı. Zamanın akışına bırakmak çocuğun geleceği ile ilgili kumar oynamaktır. Bilirsiniz ki, kumar ya kazanılır ya da kaybedilir, bunun üçüncü bir şıkkı olmaz. Size şu soruyu sorarak yazımı bitireyim.

Sizce bir çocuğun geleceği ile ilgili kumar oynamak mantık çerçevesinde bir karar mıdır?

Cevabı verin ve ona göre hareket edin.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.