Amacımız çocuğumuza öfkelenmemeyi öğretmek değil, öfkelendiği zaman öfkesine nasıl hâkim olacağını öğretmek olmalı.

 

Yazı: Nicky Nükte ALTIKULAÇ

MS, BCBA, EI (ABA Uzmanı)

[email protected]

 

 

Çocuklarımızın öfke nöbetleri sırasında, genelde ağzımızdan ilk çıkan şeylerden biri; “sakin ol, sakinleş!” gibi yönergeler oluyor. Ve çoğu zaman da bu, işe yaramıyor. Çünkü çocuğumuzun kendini nasıl sakinleştireceği konusunda herhangi bir fikri yok. Öfkelenme gayet doğal bir duygu olmasına karşın uygunsuz olan çoğu zaman öfkeyi gösterme şeklidir. Dolayısıyla amacımız çocuğumuza öfkelenmemeyi öğretmek değil, öfkelendiği zaman öfkesine nasıl hâkim olacağını öğretmek olmalı. Hepimiz zaman zaman öfkelenir ve hatta öfkemizi bir şekilde de ifade ederiz. Öfkemizi özgürce ifade edemeyeceğimiz ya da etmememiz gereken durumlarda da bir şekilde kendimizi sakinleştirme teknikleri uygularız. Kimimiz içimizden 10’a kadar sayarken, kimimiz derin nefes alır, kimimiz açık havaya çıkarız. Dolayısıyla biri bize öfke anımızda “sakinleş” dediğinde ne yapmamız gerektiğini biliriz. Aynı şey çocuklarımız için de geçerli. Onlara öfkelerini kontrol edemedikleri zaman öfkelerini nasıl kontrol edip, kendilerini nasıl sakinleştirecekleri konusunda farklı teknikleri öğretmeliyiz ki “sakinleş “ diyerek verdiğimiz ipucu işe yarasın. Bir başka püf nokta ise bu kendini sakinleştirme tekniklerini öfke nöbetleri sırasında öğretmeye çalışmamak Çocuğun yaşı, cinsiyeti ve bilişsel seviyesine göre farklılıklar göstermesiyle birlikte benim kullandığım tekniklerden bazıları: Öfke yastıkları (öfkelendiği zaman spesifik bir yastığı yumruklama vs) 10’a kadar sayma, ellerini kavuşturup sıkmak, pantolonuna anahtarlık şeklinde iliştirilmiş stres topu ile oynama, kuytu ve loş bir köşede oturma, ortamdan uzaklaşmak, yüzünü yıkamak, ciklet çiğnemek, vs…