Babalar gerçekten bir bebeğin bezini değiştiremeyecek kadar beceriksiz mi? Ya da çocukları ile zaman geçirmek onlar için angarya mı? Bu baba örneklerinin aksine son yıllarda daha sık karşılaştığımız, ezber bozan babaları Psikolojik Danışman ve Eğitim Uzmanı Olcayto Ezgin yazdı.

Yıllarca birçok bağlanma teorisyeni anneler üzerinden araştırmalarını sürdürdü. Annenin çocuğun hayatındaki rolü ile ilgili çıkarsamalar yapıldı. Uzun zaman “Şefkat” ile dolu anne ve “Otorite” ile dolu baba aynı kefeye bile konulmadı. Geleneksel babalık rollerinin oldukça aşınmaya başladığı bugünlerde ise babaların aktif rolleri daha da tartışılır oldu.

Babalık modelinin, medya veya sosyal medyada yer alan; çocuğunun altını değiştiremeyen, mutfağa girdiği anda yüzü dahil her bir köşeyi una bulayan baba modelinden farklı bir noktaya doğru evrimleştiğini görebilmekteyiz. Sosyal medya hesapları üzerinden çocukları ile oynadıkları oyunları paylaşan, işten izin alıp evde çocuğuna nasıl baktığını diğer babalarla paylaşan baba sayısı her gün artıyor. Bunun yanı sıra babalık ile ilgili farkındalık oluşturmak için kurulan küçük çaplı, yerel oluşumlara da her geçen gün bir yenisi eklenmekte. Bu sivil toplum girişimlerinin tamamı da babalar tarafından oluşturuluyor.

Ne oldu da, kendi babasının yanında çocuğunu sevemeyenler, dışarıdan görülür diye; çamaşır asma, balkon yıkama ve cam silme gibi işlere hiç yaklaşmayan babalar kendilerini görünür kılmaya karar verdi?

Babaların dönüşümü ve geleneksel babalığın aşınmasına dair birçok araştırma ve sosyolojik açıklamaya başvurabiliriz. Toplumsal cinsiyet rollerinin tartışmaya açıldığı son yıllarda babalar ile yapılan çalışma sayısı da oldukça arttı. Fakat bu noktada bilimsel araştırmalardan öte bir yorum yapmak niyetindeyim. Sanırım babalar birçok açıklamanın ve saptamanın yanında babalığın keyifli olduğunu anladılar. Geleneksel babalık modelinin getirdiği ağır hava ve otoriter tavırlardan sıyrılmanın hem çocuğun hem de kendilerinin hayatlarına renk getirdiklerinin fark ettiler. Tam da bu noktada ilgili babalığın savunucusu ve yaygınlaştırıcısı olmaya karar verdiler. Böylece çok keyif aldıkları bir faaliyeti paylaşmanın yanında kendi çocukları için de olumlu bir çevre yaratabilecek babaların sayısını arttırmış oluyorlar.

Son olarak, ilgili baba olarak tasvir ettiğimiz babaların çocukların hayatında hep var olduğu kanısındayım. Sadece ilgilenme pratikleri dönüşüme uğrarken, ilgili davranışlarının daha görünür olması ve çevre tarafından daha fazla kabul görmesi bugün babalığı bize farklı olarak gösterebiliyor. Babaların, çocuğun bakımında daha fazla sorumluluk aldığı, eşitlikçi yaklaşımları benimsediği, çocukları ile bol bol kurmaca oyunlar oynayıp, masallar anlattığı bir ailenin daha mutlu olacağı fikriyle babaların ivmesi daim olsun.