“İlgi alanlarım çok farklı olduğu için genel kültürün içinde durmak bana bazen hiç cazip gelmiyor” diyen Sefa Dilaver ile otizmi konuştuk…

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Ben Sefa Dilaver. 28.09.1994 İstanbul doğumluyum, Zeytinburnu ilçesinde yaşıyorum. İki yaşlarımdayken bazı belirtileri taşıdığım için otistik olduğum anlaşıldı. Türkçeyi biraz geç öğrendim, ama konuşmak için hiçbir terapi almadım. İlkokul 1. sınıfa başladığımda okuma yazmayı iyi biliyordum, hatta el yazısı ile yazı yazıyordum. Anaokulundayken dört işlemden sadece toplamayı çözüyordum, çıkarma, çarpma ve bölmenin formülünü ilkokul 1. sınıfta çözdüm. Daha küçükken (sanırım 4 yaş civarında) sokakta araba plakalarını okuyordum ve mahallenin çocukları etrafıma toplanıyorlardı. Altı yaşlarımda da insanlar bana doğduğu yılı söyleyip yaşlarını sorarlardı, ben de hemen bir anda onlara yaşlarını söylerdim. Okul dönemimde ilkokul ve ortaokulda özellikle öğrenci andı okunmadan önce yüzlerce öğrenci bahçede sırasında dururken benim bahçenin çevresinde dolaşmam dikkat çekiyordu. Okul başarım düşük sayılırdı,yalnız okuma yazmayı okula başlamadan önce öğrendiğim için ilkokul başlarında akademik olarak iyiydim, yalnız testlerden bazen düşük puanlar alıyordum. Matematikte ise zihinden iyi problem çözebiliyordum, hala öyleyim, ama formüller bana bir zevk vermiyordu. İlköğretimde ve lisede diğer öğrenciler teneffüslerde beden eğitimi derslerinde falan futbol oynarlardı, ben sürekli çevrelerinde dolaşırdım. Futbol oyunlarına hemen hemen hiç katılmıyordum ama oyun alanının dışına top kaçtı mı hemen gidip topu geri gönderiyordum. Basketbol ve voleybol oynamayı futboldan daha iyi beceriyordum. Okul hayatımda öğrencilerle aram iyi sayılırdı, zihinden işlem yapma gibi üstün yeteneklerim onları bazen hayran bırakıyordu.

Otizmi nasıl tanımlıyorsunuz?
Otizm sadece ilgisi olanların çözebileceği bir sorun olup normal şartlar altında doktora diplomasının bile bu işi çözebilmek için yeterli olmadığı bir durumdur (psikiyatristler okudukları bölümün gereği bu işi çözüyor, onlar için söylemiyorum).

Sosyal ilişkiler kurma konusunda ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
İlgi alanlarım çok farklı olduğu için genel kültürün içinde durmak bana bazen hiç cazip gelmiyor. Otizmle ilgisi olan insanlarla çok daha iyi sosyal ilişkiler kuruyorum, fakat onlarla da bazen uzun sürmüyor. Utanma duygularımız çok muhtemel büyük benzerlik göstereceği için normal gelişim insanlar yerine otizmin etkisi altında olan gençlerle iletişim kurmak çok daha iyi işime yarar diye düşünüyorum.

Temple Grandin, ortaokul ve lise hayatının en kötü zamanları olduğunu söylüyor. Bu sizin için de geçerli mi?
Temple Grandin’in ortaokul ve lise yıllarının hayatının en kötü zamanları olduğunu söylemesi benim için geçerli değil. Ayrıca Grandin’in o zamanlarda çok ağır sinir krizleri geçirdiğini tahmin ediyorum, ben hayatımdan daima kısmen memnundum.

Kendi tecrübelerinize de dayanarak ailelere ve otizmli bireylere neler tavsiye edersiniz?
Kendi tecrübelerime dayanarak otizmli bireylerin çevreye fayda sağlayacak ilgi alanlarını (şayet varsa) ruhsal baskı altında kalmadan ifşa etmelerini, ailelerinin de bunlara ön yargı ile yanaşmamalarını tavsiye ederim.

Otizmle ilgili sizi en çok zorlayan şey nedir?
Otizmle ilgili beni en çok zorlayan şey düz mantık öğrenmeyi kabul etmemem ve normal gelişim insanlardan ayırt edilmem.

İnsanların otizmi daha çok tanımaları için neler yapılabilir?
İnsanların otizmi daha çok tanımaları için bir şey yapılacağını zannetmiyorum. Bence yakından ilgisi olan herkes başının çaresine baksın.

Otizmin değişik dereceleri olduğu pek bilinmiyor… Otizmle ilgili bilinmeyen/yanlış bilinen başka neler var?
Otizmle ilgili bilinmeyenler; bugün normal gelişim insanlardan ayırt edilemeyen birçok yetişkin çocukken otizmin etkisi içindeydi. Tanı alanı da var, fark edilmeyip tanısız yaşayanı da var. Eksik bilinenler bence bir sürü… Yanlış bilinenler, insanların konuşmayan sözsüz vakalardan bir şey beklememeleri. En belirgininin bu olduğunu söyleyebilirim.

Otizmin artıları ve eksileri neler?
Otizmin bence doğal bir artısı yok, bir kısımda görülen kuvvetli hafıza ve özel/üstün yetenekler ciddi bir hayran kitlesi oluşturma eğiliminde. Eksileri kısaca hayattan mahrum kalmak. Ama bu kişiye göre değişir, yapısal olarak eksiği olanlar da bulunuyor. Eksiklik çok büyük çoğunlukta yalnızca işlevseldir, bu da insanların yapmanı beklediği işlerden mahrum kalman anlamına geliyor.