“Allah’ın mucizesi ve hediyesi olarak gördüğüm oğluma hem benim gücümü ve yeteneğimi ortaya çıkardığı hem de aile ve birey olmanın mükemmelliğini hissettirdiği için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” diyen Selva Sadıkoğlu Sayhan, problemlere değil, çözümlere odaklanan annelerden…

Selva Sadıkoğlu Sayhan kimdir?
10 Mayıs 1977 tarihinde Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. İlkokulu Ovacık İlkokulu’nda tamamladı. Ortaokul ve liseyi Kadıköy İmam Hatip Lisesi’ne okuduktan sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İlahiyat Meslek Yüksek Okulu’nu bitirdi. İş hayatına aile şirketinde giriş yaptı.
2001 yılında evlenen Selva Sadıkoğlu Sayhan, 10.10.2003 tarihinde Berat Sayhan ve 01.01.2005 tarihinde Efe Sayhan adında iki çocuk sahibi oldu. Kariyerine 2006’da kurduğu kozmetik şirketi ile devam eden Selva Sadıkoğlu Sayhan, sedef hastalığı için geliştirilen Türkiye’de ve dünyada ilk kortizon ve katran içermeyen bitkisel formüllü bir ürün geliştirdi. Bu ürün Tübitak Ar-Ge Desteği onayı aldı. İkinci girişimcilik deneyimi ise tekstil alanında incelemeli Patent pct onayı ve Tübitak Buluş Ödülü kazandığı Chape ürünü oldu.

Oğlunuz Berat’ın doğumundan ve tanı sürecinden kısaca bahseder misiniz?
Berat, 10 Ekim 2003 tarihinde 1 kilo 990 gram olarak dünyaya geldi. Erken doğuma bağlı emme problemi yaşadı ama sağlıklı ve çok hareketli bir çocuktu. 40 günlük ve 4 aylıkken fıtık ameliyatı oldu. Berat 15 aylıkken kardeşi Efe dünyaya geldi. Efe’nin doğumu ile Berat duygusal olarak değişim yaşadı. 1.5 yaşında otizm ile tanıştık. Sevginin, emeğin, sabrın, yeteneğin, başarının mutluluğun adı oldu Berat bizim için.

Doktor ve eğitim süreci nasıl oldu?
Erken yürüdü, motor becerileri iyiydi. 1.5 yaşında konuşma gecikmesinden dolayı doktora gittik, onlar da bizi nörolojiye yönlendirdiler. İlk ona bakıldı, sonra konuşmayla ilgili sıkıntısı değerlendirildi. Gittiğimiz bir doktor “Hafif otistik belirtiler var, hemen eve bir yardımcı alıyorsunuz, eğitime başlıyorsunuz” dedi. “Otizm nedir? Hafif otistik belirti nedir? Özel eğitim nedir?” Bir anda bilmediğim birçok terimle karşılaştım. Eve gelir gelmez de tüm bunları araştırmaya başladım.

Farklı doktorlara gittiniz mi?
Genel değerlendirme ve tetkik için başka bir doktora da gittik. O bize “Berat otizmli değil ama özel eğitim alması gereken bir çocuk” dedi. Gelişimini destek için 1.5-2 yaş civarında özel eğitime başladık. Tekrarlayan davranışı yoktu. Göz temasında problem vardı. Seslenildiğinde cevap vermiyordu, komutları almıyordu. Listede otizme işaret eden 10 tane durum varsa Berat bunların beş, altı tanesini gösteriyordu.

Tanıyı kabul sürecinde zorlandınız mı?
“Bu nedir, neden benim başıma geldi?” gibi bir reddedişim hiç olmadı. Berat ilk çocuğumuz olduğu için bize göre sadece zor bir çocuktu… “Farklı bir durum var mı, varsa bunu önceden öğrenip nasıl çözebiliriz?” diyerek bu yola girdik. “Eğitim alacaksınız” dendiğinde de bunu reddetmedik.

Berat nasıl bir çocuk, özel ilgi alanları var mı?
Resim yapmayı, müziği ve ritmi çok seviyor. Yemek yapmayı ve yemeyi seviyor. Teknolojik çizimlerde yetenekli. Bizim dünyamızda aslında Berat’ın bir problemi yok. Biz yaşantımızı ona göre uyarladığımız için biz kendi içimizde Berat’la bir problem yaşamıyoruz ama okul ortamında beklenen kalıp davranışlar olduğu için Berat onların dışına çıkabiliyor.

Okul süreci nasıl geçiyor?
Bu yıl artık gölge öğretmensiz okula gitmeye başladı. Bugüne kadar yanında gölge öğretmeni vardı, son bir iki yıldır olmayabilirdi de, ama eğitimi, verimli geçmesi için yanında gölge öğretmen olması daha faydalı olacaktı… Berat okulda problem yaratan bir çocuk değil, okuma yazmayı 4 yaşında kendi kendine öğrendi.

Kardeşiyle ilişkisi nasıl?
İlk yıllar Berat ve Efe farklı okullarda eğitime başladı. Çünkü Efe kendi okulunda üstün yetenekliler özel sınıfında eğitime başlamıştı ve özel bir çocuktu. Ağabeyinin durumu onu olumsuz etkileyebilirdi… 6. sınıfta Efe’nin isteği ve okulun da Berat’ı kabul etmesi ile şu anda aynı okulda eğitimlerine devam ediyorlar.

Efe’nin üstün yeteneği nasıl fark edildi?
Berat sayesinde fark edildi. Biz Berat için Üstün Zekalılar Enstitüsü’ne gittik. Orada Berat’a zeka testi yapılacaktı. Bir uzman “Siz Berat için çaba harcarken burada ışık saçan bir çocuk daha var” dedi. Efe normal gelişen bir çocuk olduğundan onun için özel bir şey yapma ihtiyacı hissetmemiştik. Orada Efe’ye test yapıldı ve çok üstün çıktı.

Pozitif, çözüm odaklı ve güçlü duruşunuz var. Geleceğe dair kaygılarınız var mı hiç?
Bunu hiç düşünmedim. İnsanlar korkuyor, “Ne olacak?”, “Gelecekte çocuğuma kim bakacak?”, “Ortada kalırsa ne olur?” diye düşünüyor ve merak ediyorlar, “Evlenecek mi, evlenmeyecek mi, çocuğu olacak mı, olmayacak mı?” diye… Sağlıklı gelişen bireyler için bile garantisi olmayan bir gelecek için endişe etmek çok anlamsız. Belki de bu yüzden hiç düşünmedim.

Sivil toplum ya da gönüllülük çalışmalarınız var mı?
Anne Meclisi’ne gönüllü olarak destek veriyorum. Anne Meclisi din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaz. Siyasi bir oluşum değil, aile ve toplum odaklıdır… Anneleri etkileyen iç ve dış etmenleri iyileştirir… Gelecek nesillere katkıyı hedefler ve kar amacı gütmez. Ulusal ve uluslararası işbirlikleri yapar.

Yeni tanı almış annelere bir tavsiyeniz var mı?
Çocuklarının onlar için bir ödül olduğunu görsünler. Aslında sizin kendinizi keşfettiğiniz bir anahtar çocuklar. Bendeki cevherin ortaya çıkması gerekiyordu ve bu Berat’la oldu. Berat sayesinde ben Efe’nin üstün yeteneğini keşfettim, bu yol Efe’ye farklı bir kapı araladı. Olumsuz gibi görünen şeyler aslında sizin için cennetin anahtarlarıdır. O ışığı görmek gerekiyor. Berat bana daha doğru ve nitelikli bir yol gösterdi. Kendi adıma ben bir olumsuzluk yaşamadım. Tabii ilk zamanlar yorucu bir sürecimiz oldu. Haftada 5-6 gün eğitime gidiyorduk. Duyu bütünlemesinden ritim çalışmasına, özel eğitimden konuşma terapistine birçok alanda yoğun bir eğitim programımız vardı…

Soyadı değişikliği yapmışsınız… Bunun sebebi neydi?
Dünyadaki amacımız kendimizi bulmak, kendi dünyamızı inşa etmek. Bize özgü bir dünya için her şey ona uygun olmalıydı. İçsel bir mesajdı bu. Soyadımız da bizimle başlamalıydı.
Eşimin de bu fikrimi onaylaması ile bu süreci başlattık.

ÖÇED’i ve diğer sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını takip ediyor musunuz?
ÖÇED’i biliyorum. Bir takım çalışmalar yapılıyor, siyasi olarak belli kapılar açılmış olabilir. Fakat kişiye dokunma alanında neler yapıldı veya yapılıyor bilemiyorum. Bununla ilgili bir araştırmam ya da tecrübem olmadı.