Çocuklarda konuşma problemlerinin duyu bütünleme bozukluğundan da kaynaklı olabileceği düşünülmesi gereken önemli bir husustur.

YAZI: FZT. HÜLYA KARAKAŞ/NAR TANESİ ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ-DUYU BÜTÜNLEME TERAPİSTİ

1976’da Dr. Jean Ayres tarafından otizmli çocuklar için geliştirilen duyu bütünleme terapisinin daha sonraları bedensel ve zihinsel problemi olan çocuklarda da faydalı olduğu görülmüştür. Sinir sistemimiz her zaman değişen şeylere bakar, farklılıkları görür. Her şey aynı olduğunda konsantrasyonumuzu kaybederiz. Örneğin bizden renk olarak farklı ırktan birini gördüğümüzde ya da her zaman aynı düzendeki eşyaların yerini değiştirdiğimizde değişiklik dikkatimizi çeker. Duyu bütünleme farklı duyularımızdan aldığımız uyaranların sinir sistemimiz aracılığı ile beynimize iletilmesi ve parçalardan bir bütün oluşturularak manalandırılması ve yine sinir sistemi aracılığı ile adaptif cevaplar verilmesidir. Normalde dokunma, koklama, tat alma, işitme, görme duyularının var olduğunu biliyoruz ancak Dr. Ayres çocuklarda vücut farkındalığı ve denge duyuları üzerinde de durmuştur. Bu duyularımızın hepsi birbirini tamamlamaktadır. Bir tanesinde görülen bozukluk bir becerinin yapılmasını zorlaştıracaktır. Vücut farkındalığı yoksa ağızda da olmayacak çocuk dilim nerede, dudaklarım hangi pozisyonda algılayamayacak ve konuşmada problemler yaşanacaktır.

Çocuğunuzda konuşmada gecikme ve katı gıdalara geçememeyle ilgili problem yaşanıyorsa bu duyu bütünleme bozukluğu ile ilgili bir problem olabilir.

İlk oral motor becerisi emmedir. Daha sonra ısırma, ezme, öğütme ve yalama gelir. Yalama en son gelişir. Bir yaşında çene ve dil izole olarak çalışır. Ağızdaki lokmayı sağdan sola, soldan sağa geçirebilir ya da lokmayı tükürebilir. Dilin rotasyonu (dönmesi) yapılır. Eğer gövde dönmesi yoksa dilin de olmayacaktır.

Çocuk anne karnında dinlemeye başlar. Üç aylık bir bebeğin bir tarafından anne diğer tarafından baba seslenirse anneye baktığını görürüz. Çocuk anne karnındayken duyularını kullanmaya başlamıştır.

Çocuk seslenince bakmıyor, 20 dakikada kucakta sallanmasına ve sakinleştirilmeye çalışılmasına rağmen sakinleşmiyorsa bir patoloji olduğu düşünülebilir. Gaz sancısı mı var yoksa uykusu mu var anne bunu çocuğunun ağlama tınısından ayırt edebilir. Sakinleşmeyen çocuk çevreyle iletişime geçemez ve çevresini değerlendiremez. Bu durumda öğrenmesi beklenemez. Duyu bütünleme problemi olan çocuklarda emme, yutma, sadece belli ısıda ve sertlikte yiyecekleri yeme, salya kontrolünü kazanmamış olma, ağız içinde sürekli parmağını emmek, dişlerin geç gelişmesi, çürükler ve diziliş problemleri görülür.

Duysal problemi olan çocuklarda konuşma ve dil gelişimi ile ilgili beden dili ve yüz ifadesi kullanmak, iletişimin az olması, konuşma seslerinin farklı biçimde kullanılması, konuşurken farklı şekilde soluk alıp verme, dudaklarını kullanarak öpme, emme ve düdük çalma gibi hareketleri yapamaz.

Ağzına bir şey götürülmesini kabul etmeyen çocuk ağzının içi uyarı almadığından dolayı geç konuşacak ve katı gıdalarla beslenmeye geçemeyecektir. Duysal problem çözülmedikçe katı yiyecekleri de reddedecekdir. Ağız içi farkındalığı olmayacağı için ağız içi suyunu algılayıp yutamayacaktır. Ağız suyu akıtma problemleri yaşanacaktır.

Bu belirtilerden bir ya da birkaçı görüldüğü zaman duyu bütünleme terapisi üzerine çalışan uzman kişilere başvurulması önerilir. Erken teşhis ve tedaviye başlanılması yapılacak tedavinin etkinliğini arttıracaktır.

Soru ve görüşleriniz için 0212 321 61 89’u arayabilirsiniz.

(Kağıthane Merkez).