Problem davranış sergileyen çocuklarda bilerek-bilmeyerek uygulanan doğru olmayan teknikler ve doğru davranış değiştirme süreci…

Yazı: Özgül Dinçel
Okul Öncesi Öğretmeni

Son zamanlarda sosyal medyada sıklıkla özel eğitimde fiziksel müdahale-şiddet ve ceza uygulanması, doğru uygulanamaması ile ilgili birçok video ve haber yer almakta. Sosyal medyaya yansımayan bu tür vakalar da maalesef ki fazla. Bu yazımda sizlerle problem davranış sergileyen çocuklarda bilerek, bilmeyerek uygulanan doğru olmayan teknikleri ve doğru davranış değiştirme sürecini paylaşacağım.

İletişime girerek toplumun bir parçası olabilmek, kendimizi ifade edebilmek için çeşitli davranışlarda bulunuruz. Sosyal etkileşimi olumsuz etkileyen davranışlar genellikle davranış problemi olarak algılanır.

Davranış problemi bireyin kendisinin ya da diğer bireylerin öğrenmesine engel olan, sosyal kabulünü ve sosyal etkileşimini engelleyen-etkileyen, bireyin kendisine veya çevresindekilere zarar veren ve tekrar eden davranışlardır.

Özel gereksinimli bireyler yetersizliklerine ek olarak, iletişim kuramama, kendini ifade edememe gibi bazı sebeplerden dolayı, yetersizlik türüne, yaşına, cinsiyetine ve çevresindeki değişkenlere göre davranış problemleri (kendine zarar verme, tükürme, bağırma, streotip hareketler gibi) sergileyebilirler. Davranış problemleri yalnız başına ortaya çıkmaz, kendiliğinden gelişmez. Problem davranışlar, öğrenilmiş davranışlardır. Bu davranışların öğrenilmesinde bireyin kendi deneyimleri, davranış sonrasındaki uyarıcılar etkili olabilmektedir. Davranışı, davranışın ortaya çıkmasını etkileyen ve davranışın oluşumundan sonra onu takip eden bir sonuçla ele almak gerekir. Hem davranışı başlatan etken hem de davranış sonrası çıkan sonuç aynı derecede önemlidir.

Davranış değiştirme düzenleme sürecinde eğitsel olmaya sadece ilaç, terapi, fiziksel müdahale vb. ile sağaltım çalışmalarının uygulanması davranış kontrolüne olumsuz etki yapabilmektedir. Bu tür müdahalenin davranış kontrolünde çok az etkili olduğu ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır.

Eğitimcilerin davranış değiştirme sürecine ilişkin bilgi sahibi olmamaları veya sistematik olarak uygulayamamaları sonucunda uygun olmayan davranışı kısa süreliğine durdurduğu ve kolay uygulanabilir olduğu için fiziksel müdahale ve ceza türleri eğitimciler tarafından sıklıkla tercih edilmektedir. Eğitimcilerin davranış değiştirmede ve özel eğitimde kullanılan teknikleri teorik olarak bilmesi ve pratikte doğru şekilde uyguluyor olması haber-videolardaki vakaların azalmasında önemli rol oynayacaktır.

Fiziksel müdahale (kendine vurduğu için ellerini tutmak, kollarını bağlamak) ve ceza türleri eğitim ortamlarında son çare olarak başvurulan fakat diğer yöntemler denenmeden uygulanmaması gereken yöntemlerdir. Sistematik uygulanmasına rağmen diğer hiçbir yöntemin işe yaramadığı durumlarda ailenin onayı ve imzası alınarak uygulanmalıdır ki davranış problemleri ceza türlerine gerek kalmadan değiştirilebilmektedir. Ceza sadece fiziksel şiddet olarak algılanmamalıdır. Mahrum bırakma (böyle yaptığın için sana yemek yok), maruz bırakma (böyle yaptığın için karanlıkta bekleyeceksin), azarlama, bağırma da ceza türleridir.

Problem davranışların değiştirilmesinde uygulanabilecek yöntemlere karar vermeden önce davranış değiştirme sürecinde izlenmesi gereken basamaklar bulunmaktadır.

– Davranış değiştirme sürecinde izlenecek ilk basamak davranış problemini tanımlamaktır. Problem davranışı sergileyen çocuklar çeşitli şekillerde (hiperaktif, saldırgan, çekingen) etiketlenirler. Bu tür bir tanım problemin iletimi konusunda kolaylık sağlar fakat problem davranışın niteliği ile düzeyine ilişkin bir şey söylemeye ve düzeltme amaçları için yararlanılacak işlem süreçlerini planlamaya hizmet etmez. Bu sebeple davranışları çekingen, saldırgan, hiperkatif gibi etiketlerle değil, ifade edildiğinde herkes tarafından aynı algıyı yaratabilecek, gözlenebilir ve ölçülebilir şekilde tanımlamak gerekir.

Örneğin; A, avucunun içiyle yanaklarına ve alnına en çok 1 metre uzağında duran bir kişinin duyabileceği sesler çıkararak vurmaktadır. (yanağına, alnına ya da yüzünün diğer bölümlerine elleriyle dokunması problem davranış olarak tanımlanmamaktadır)

Diğer bir örnek ise; Ş, her türlü ortamda elleri önde ve arkada sol eli ile sağ elini tutmakta, sol elini sağ elinin içinde ileri geri çevirmektedir.

– Davranış problemi tanımlandıktan sonra, problem davranışın işlevi (neye hizmet ettiği) belirlenmelidir. Problem davranışın işlevleri şunlardır;

* Sosyal ilgi ve dikkat çekme (Çocuğun annesi telefonla konuşurken dikkatini çekmek için oyuncağı duvara fırlatması, çocuğun öğretmenin dikkatini çekmek için bağırması, sınıfta gezinmesi, arkadaşlarını rahatsız etmesi örnek olarak verilebilir)

* Duyusal uyaran elde etme (Çocuğun duyusal olarak zevk aldığı için oturduğu yerde sallanması, görsel uyaran elde etmek için kağıt parçasını gözünün önünde sallaması, işitsel uyaran elde etmek için tiz bir ses tonuyla bağırması örnek olarak verilebilir)

* Nesne elde etme (Çocuğun marketin önünden geçerken istediği yiyeceği aldırmak için ağlaması-bağırması, istediği oyuncağı aldırmak için yere yatması örnek olarak verilebilir)

* Kaçma/kaçınma (Masada çocuğun yemek istemediği bir yemek varsa o yemeği yemekten kaçmak için ağlaması-kendine vurması, etkinlik yapmaktan kaçmak için karşısındakine vurması-materyalleri fırlatması örnek olarak verilebilir)

– Problem davranışın tanımı yapıldıktan ve işlevi belirlendikten sonra düzeltilmesi-değiştirilmesi gereken davranışa ilişkin veri toplanması gerekir. Davranışın türüne, sıklığına, süresine, yoğunluğuna göre hangi veri toplama tekniği kullanılacağı uygulayıcı tarafından belirlenir. En sık kullanılan tekniklerden bazıları, abc kaydı, olay kaydı, süre kaydı ve doğrudan gözlemdir.

Bu basamaklar tamamlandıktan sonra uygulayıcı hangi davranış değiştirme yöntemini uygulayacağını belirler. En çok ılımlı olan ve etkililiği üzerine birçok araştırma ve bulgu bulunan yöntemler; olumlu pekiştirme, uygun olmayan davranışların önlenmesi, ayrımlı pekiştirme, görmezden gelme/sönme, sembol pekiştirmedir.

2 cevaplar

Trackbacks & Pingbacks

  1. […] bundan bahsediyor. Aynı dergide kurumumuz eğitimcilerinden Özgül Dinçel’in “Davranış Değiştirmenin Doğru Yöntemleri” yazısını ve süpervizörümüz BCBA Nükte Altıkulaç’ın “Sözünün Arkasında […]

  2. […] yazım bundan bahsediyor. Aynı dergide kurumumuz eğitimcilerinden Özgül Dinçel’in “Davranış Değiştirmenin Doğru Yöntemleri” yazısını ve süpervizörümüz BCBA Nükte Altıkulaç’ın “Sözünün Arkasında […]

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir