Fatma Küçük ve ailesi bayramda tatil yapmak için akrabalarının yazlığında misafirdi. Tatilde suyu çok seven otizmli oğlunu sık sık havuza sokmayı planlıyordu. Fakat bazı site sakinleri oğlunu havuzdan çıkarmasını ve uzaklaştırmasını istediler. Yaşadıklarını çektiği video ile haber kanalına duyuran Fatma Hanım, bir anda tüm Türkiye’nin dikkatini çekmeye başardı.

Peki, haber televizyonda yayınlandıktan sonra neler oldu? Ulaştığımız Fatma Küçük yaşadıklarını ÖÇED’e anlattı.

O gün yaşananları bize kısaca anlatır mısınız?

Bayramda eşimin ağabeyine ait yazlığa gittik. Başka yerde tatil yapmaya  maddi durumumuz da müsait değildi. Oğlum da suyu çok seven bir çocuk, sabah herkesten önce güneş çok yükselmeden havuza gidiyorduk. Çünkü oğlumun hassas, hemen kızaran bir teni  var.  İlk önce onu çocuk havuzuna soktum. Orada ayağı kaydı ve yüz üstü düştü. Bir daha girmek istemedi. Ben de o yüzden yetişkin havuzuna götürdüm. Simidini ve sızdırmaz bezini taktım. Bana sarıldı. Her tür önlemimi aldım. Bunu gören ikinci katta oturan bir hanımefendi “Çıkartır mısınız çocuğu, çocukların büyük havuzuna girmesi yasak,” dedi.

“Hanımefendi çocuk benim gözetimim altında siz merak etmeyin,” dedim. Daha sonra yan komşusu seslendi “Size diyoruz, siz niye duymuyorsunuz! Çıkarın çocuğu havuzdan,” dedi.

Peki, başka hiç çocuk girmiyor muydu?

Giriyordu. Sadece çocuklar değil bebekler de giriyordu. Bizim döndüğümüz gün bir buçuk yaşında çocuk simidi bile olmadan yüzüyordu.

Yine de sizi çıkartmak istediler havuzdan…

Evet. Ben “Hanımefendi sizi ilgilendiren bir şey yok. Lütfen içeri girer misiniz,” deyince bana “ben onun sesini çekmek zorunda mıyım!” diye bağırdı. “Siz neden ağladığını biliyor musunuz bu çocuğun, benim oğlum otizmli,” diye açıkladım. Oğlum zaten çocuk havuzunda düşmüş bir travma geçirmiş bir de başkaları bağırınca korktu çocuk. Haliyle ağlaması arttı. Onlardan biraz anlayışlı olmalarını rica ettim. Oğlumun özel bir durumu olduğunu anlatmaya çalıştım. Fakat bana “çıkın gidin, biz sizin sesinizi çekmek zorunda mıyız,” diye bağırmaya devam ettiler. O gün eve geldim ve durumu eşime anlattım. Eşim boş ver olur böyle şeyler dedi.

Siz videoyu o gün mü çekmiştiniz?

Ertesi gün çektim. O gün sabah bir tartışma yaşamıştık ama üzerinde durmadım. Hatta bir ara sitede yan yana oturduk bile o hanımla. Bayramın ilk günü eşimle çocuğu tekrar havuza soktuğumuzda yaşanan olaylardan sonra videoyu çektim.

Ne oldu o gün?

Oğlum havuzda ağlamaya başlamıştı. “Çıkartın çocuğu havuzdan, biz onun sesini çekmeye mecbur değiliz!” diye bağırmaya başladılar yine. Ama havuzdaki başka çocuklara sesleri çıkmadı. Biz sadece özel durumunu duyduklarında anlayışlı olup özür dilemelerini beklemiştik.

Çevreden kimse  “Bu özel bir çocuk. Ne yapıyorsunuz siz?” demedi mi bu insanlara?

Biz eve girdikten sonra müdahale ettiklerini söyleyenler oldu.

Olay Show Haber’de yayınlandıktan sonra nasıl tepkiler aldınız? Pişman olup yaptıkları için sizden özür dilediler mi?

Hayır, özür dilemek yerine tekrardan kışkırtmaya çalıştılar. Haber yayınlandıktan sonra biz sitede tatilimize devam etmeye çalıştık.  Onlar da balkonda taklidimizi yaparak, bize gülerek, telefonla görüntülerimizi çekmeye çalışarak sataşmayı sürdürdüler. Peki, sitedeki diğer insanlar haber yayınlandıktan sonra nasıl tepki gösterdiler?

Eşimin yanına gelip haklıydınız, sizin yanınızdayız diyen çok insan olmuş. Ama şu an aldığımız duyumlara göre bize dava açmaya hazırlanıyorlarmış.

Ne konuda bir dava açacaklarmış?

Ben küçük çocuğu yetişkin havuzuna sokarak site kuralını deldiğim ve video paylaşımımı yaparken sitenin adını verdiğimi için. Fakat ben altını çizerek söylüyorum benim sitenin diğer sakinleri ile hiçbir derdim yok. Birinci kattaki hanım efendi de, oğlumun otizmli olduğunu öğrenince bir daha sesini çıkarmamıştı fakat diğer hanım ısrarla tavrını sürdürmüştü. Şimdi o siteyi ikna etmeye çalışıyor “sitemizin adını verdi, burayı hedef gösterdi, evimizi taşlayacaklar, dava açalım,” diyormuş.

Ama ben anne olarak yaptığımdan pişman değilim. Bunu yapmak zorundaydım. Sonuçta bunlar özel çocuklar, kendi dertlerini anlatamazlar. Etrafın bu tavırları ile uğraşamazlar. Onları biz savunmak zorundayız.