Bireyin işlevsel dili öğrenme yeteneği nasıl arttırılabilir? Bu bağlamda “Sözel Davranış Nedir?” ABA Program Koordinatörü, Aile Danışmanı/Psikolog Elif Sanal Çalık yazdı.

‘’Verbal Behavior (VB)’’ Türkçe ifadeyle ‘’Sözel Davranış (SD)’’ sözel olmayan iletişim şekillerinin her türünü, işaret etmeyi, belirtmeyi, yazmayı, mimik ve jestleri kapsayan, bireyin işlevsel dili öğrenme yeteneği arttıran bir yaklaşım türüdür.

Diğer bir ifadeyle; işaret dilinin, yazının, PECS’in, mimik kullanmanın dahil olduğu herhangi bir iletişim “sözel davranış” olarak kabul edilir.

Son 10-15 yılda ortaya çıkmış olan SD yaklaşımının temelinde Uygulamalı Davranış Analizinin (UDA) temel prensipleri bulunuyor. SD yaklaşımı sadece bu temel prensipler üzerine inşa edilmeyip, çocuğun işlevsel dili öğrenmesine de fırsat oluşturur. Diğer bir deyişle, sözel davranış, UDA tekniğini kullanarak, dili biçimlendirilebilir ve pekiştirilebilir bir davranış gibi ele alır.

The Assessment of Basic Language and Learning Skills (ABLLS), Türkçe ifadeyle ‘Temel Dil ve Öğrenme Becerilerinin Değerlendirilmesi’ SD yaklaşımında çocuğu değerlendirmek için kullanılan en uygun araç olarak bilinir. Çocuğu sadece değerlendirmekle kalmayıp, beceri takibini de sağlayan bir müfredat programına sahiptir.

SD yaklaşımıyla ilgili bazı yanlış inanışlar mevcut. Bunlardan birisi SD’nin yalnızca konuşmayan çocuklarda kullanılabileceği inancı. Bu doğru değil. SD yaklaşımı ses çıkaran ve çıkarmayan, öfke nöbetleri geçiren tüm çocukları kapsadığı gibi gelişimsel gecikmeleri olan hemen herkes için de kullanılır. Sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de etkili bir şekilde kullanımı sağlanır. SD, öfke nöbetlerini, problem davranışları azaltır. Çünkü kişi ne istediğini ifade edebildiği gibi ne istemediğini de SD yaklaşımıyla ifade edebilir.

ÖRNEK

SD yaklaşımında, ifade edici dil öğretilebilir bir davranış olarak görülür ve sözcüklerin her bir işlevi açık bir biçimde öğretilir. Örneğin ‘elma’ sözcüğünün çeşitli işlevleri sözelleştirilerek veya işaret dili kullanılarak öğretilir.

Bu durum şöyle gerçekleşir:

Çocuğun hoşlandığı nesneler, etkinlikler belirlenir. Bunlara ‘pekiştireç’ denilmektedir. Bu pekiştireçler aracılığıyla çocuk ilgili görev için motive edilir ve öğrenmeye başlar. Pekiştireçler kullanılarak SD yaklaşımının temel merkezi olan çocuğa bir şeyi nasıl isteyeceğini öğretmek gelecektir. İstek bildirmeye SD yaklaşımında ‘mand’ denilmektedir. SD yaklaşımında eğer çocuk ses çıkarmıyorsa, ona ihtiyaçlarını ve isteklerini iletebilmesi için hemen alternatif bir iletişim sistemi, işaret dili öğretilir.

Çünkü manding (istek bildirme) SD’de en önemli öğedir. UDA’nın öğretim tekniklerinden farklı olarak SD’de çocukla ifade edici dil becerileri üzerinde daha fazla çalışılır, örneğin istekte bulunma, etiketleme (adlandırma), boşluk tamamlama gibi çalışmalar ile çocuğun daha iyi iletişim kurması desteklenir.

SD yaklaşımı dile bir bütün olarak bakmak yerine onu davranışsal olarak kategorilere ayırmaktadır:

  1. İstek bildirme (manding)
  2. Adlandırma (tacting)
  3. Eko (echoic)
  4. Pragmatik (intraverbal)

Sözel Davranış programının planlanabilmesi için bu alanların değerlendirilmesi gereklidir.

 

Kaynakça

A Comparison of Preference-Assessment Methods, Amanda L. Verriden ve Eileen M. Roscoe, 2016.

ABA Terapi Eğitim Serisi, Nicky Nükte Altıkulaç, 2017.

Stimulus Preference Assessments, wiki.datafinch.com

Verbal Behavior- B.F. Skinner