Çocuklar birçok davranış ve bilgiyi oyun yoluyla öğrenip deneyimliyor. Becerilerini, duygusal, zihinsel ve dil gelişimlerini, motor becerilerini geliştirme ve keşfetme imkanı buluyorlar. Zihinsel süreçte önemli bir etken olan oyun, konuşamayan çocuklar için içsel bir motivasyon aracı oluyor.

Perran ESEN ABA Terapisti  [email protected]

Oyun oynamak bazı ebeveynlerce boşa harcanan bir zaman gibi görülse de zihinsel, dil, motor, sosyal-duygusal gelişim alanlarını desteklemesi bakımında önem taşıyor. Etkin ve kalıcı öğrenme ortamını sağlıyor.

Çocuklar bu sayede iletişim kurmayı, problemleri birlikte çözmeyi öğreniyorlar. Oyun dönemi olarak adlandırılan 3-6 yaş döneminde çocuklar oyunlar ve oyuncaklar ile yeni tecrübeler kazanıyorlar ve bu deneyimleri uygulama fırsatı buluyorlar. Soru soruyor, konuşuyor ve yorulmadan oyunu devam ettiriyorlar. 5-6 yaş döneminde ise işbirliği içinde toplumsal kuralları öğrenmeye başlıyorlar. Arkadaşlarıyla oyun kurmaya ve birlikte vakit geçirmeye başlıyorlar.Bu dönemde kesme-yapıştırma, lego, puzzle gibi masa oyunlarına daha çok ilgi duyuyorlar.

Günümüzde çocuklar için en önemli hak olan oyun yeteri kadar oynanmıyor. Oysa anaokulu çocuğu günde en az 5 saatini, ilkokulu çocuğu ise günde en az 3 saatini oyun ile geçirmeli. Yine günümüzde yaygın olan sanal oyunlar serbest / doğal oyunların sunduğu fayda ve imkanları sağlayamıyor. Bu da çocuğun tüm gelişim alanlarını olumsuz etkiliyor ve çocukta yalnızlık, düşük yaşam doyumu, saldırganlık, depresyon, anksiyete, olumlu davranışlarda azalma, psikososyal problemler gibi durumların görülmesine sebep oluyor. Ruh sağlığına sahip bir çocuk istiyorsak öncelikle sahip oldukları oyun oynama etkinliğini onlar için tekrar sağlamalıyız. Çünkü bir çocuğun elinden oyunu almak, onun çocukluğunu, gelişimini, hayallerini ve ruhsal büyümesini elinden almak demektir.

ANNE BABALARA ÖNERİLER

  • Aile, çocuk için uygun oyun ortamlarını ve yeterli olacak oyun malzemelerini temin etmelidir.
  • Oyun için belirlenen süre dışında çocuğun oyun etkinliği kesilmemelidir.
  • Oyun materyali seçimi yetişkin gözetiminde uygun olacak şekilde çocuğun tercihine bırakılmalıdır.
  • Yetişkinin zaman zaman çocukla birlikte oyuna katılımı ve oyuna eşlik etmelidir. Bu şekilde çocuğun iç dünyasına daha kolay inme ve çocukla uygun iletişimi kurma fırsatı bulabilir.

Kaynakça; Doç. Dr. Ayperi Sığırtmaç, Ç.Ü. Eğitim Fak. İlköğretim Böl. Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı Pedagoji Derneği Çocuk ve Oyun 20 Yayın 20 Kasım 2016

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir