Otizmli bireyler, engellilere yönelik haklar kapsamında lehlerine olan pek çok kanuni hakka sahip. Peki, bu hakları ne kadar biliyoruz? Ne kadarını kullanabiliyoruz? Avukat Süleyman Şensoy’dan öğrendiklerimizi sizinle paylaşıyoruz.

Otizmli Birey Miras Sahibi Olabilir mi?

Evet, otizmli bireyler miras sahibi olabilirler. Kendilerine miras kaldığı takdirde bu mirası mülkiyet hakkına bağlı olarak tasarruf edebilirler. Ancak 18 yaşını doldurana kadar velisi aracılığı ile 18 yaşından sonra da vasisi aracılığı ile kendine düşen bu malı tasarruf edebilirler.

Kanunen Otizm…

Otizm kanunlarda bir hastalık olarak tanımlanmamıştır. Ancak hasta olmayan bireyin hukuki olarak kısıtlılık dediğimiz bir statütede olması velisiz ya da vasisiz iş yapamıyor olması bir takım belirlemeler gerektirir.  Kendini ifade edemiyorsa, hukuk mevzuatımız nedeniyle bir veliye ya da vasiye ihtiyacı varsa bu özellikle tespit edilmesi geren bir konudur.

Otizme dair engellilik raporu,  engelli statüsü üzerinden değerlendirildiği için otizmli bireyler ve aileleri için bazı lehte düzenlemeler bulunmaktadır.

İstihdam

İstihdamda; eğer 50 kişiden fazla çalışanları varsa kamu kurumları tüm personel mevcut sayısından %4 oranında bir engelli istihdamı sağlamak zorundadır.  Özel sektör de aynı şekilde %3 oranında bir engelli istihdamı sağlamak zorundadır.  Bu kapsamda engelli raporu bulunan otizmliler de istihdam edilebilir.

Araç Vergi Muafiyeti

%90 engellilik raporu olan otizmli bireylerin velileri ÖTV indiriminden yararlanarak araç satın alabilirler. Ancak 5 yıldan önce aracın satış yapıldığı takdirde, satın alan kişi aracın ÖTV’sini ödemek zorundadır. Alıcılar ancak beş yıl bittikten sonra ÖTV indirimini ödemeden muaf olarak satın alabiliyorlar.

Misafir Evleri

Yasaya göre belediyeler misafir evi hizmeti vermelidir. Engelli bireyler için o misafir evinde istihdam edilerek ve her türlü ihtiyacı giderilmek kaydıyla ailesine zaman yaratacak düzenleme mevzuatta bulunmaktadır.  Bunun bir örneği Antalya’daki Mola evleridir. Antalya’da otizm konusunda faal çalışan sivil toplum örgütlerinin çabaları ve belediyenin çalışmaları sonucunda otizmli bireylerin engellilik statüsü dikkate alınarak onlar için Mola Evleri yapılmıştır. Bunu yaptırmak için her şehirde talepte bulunulabilir, bu konuda hukuki haklar aranabilir.

 Lütuf Değil Zorunluluk

Bildiğiniz gibi görme engelli bireyler için kaldırımlarda özel sarı yer döşemeleri yapıldı. Bunlar aslında yapılması gerekenlerdir, lütuf değildir. Çünkü mevzuatta bununla ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. 2002 yılından itibaren Avrupa Birliği Standartları adı altında bu düzenlemeler yapıldı. Fakat aslında bizim düzenlemelerimiz daha da eskidir. Daha önce genellikle “özürlü” kelimesi kullanılırken, 1997 yılında çıkan kanun hükmündeki kararname ile “engelli” ifadesi kullanıldı ve engeliler için pek çok düzenlemeyi beraberinde getirdi.

 Otizmliler Ehliyet Alabilir mi?

Engelli raporu %40 ve daha altında olan bireylere ehliyet alma imkanı tanıyabiliyor. Ancak araç kullanan kişinin bir kazaya karıştığında hukuki durumu tartışmalıdır.

 Komşumuz Otizmli Aile Ferdimizin Gürültüsünden Şikayet Ederse…

Bu konuda mevzuat uygulanmaya kalkılırsa kat mülkiyeti ve medeni kanuna ilişkin komşuluk sınırları geçilebiliyor. Bu nedenle bazen bu konuda aile tedbir alıyor. Ya birinci katta zemin bir evi tercih ediyor ya da evin içerisini ses geçirmez hale getiriyor. Bu ise aileye yüklenen bir yüktür.

Aslında hukuk metinlerine bakıldığında ailenin bu şekilde davranmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Çünkü uluslararası sözleşmeler ve anayasamız, sosyal hukuk devleti ilkesi ile düşünülmesi gereken bir düzenleme vermektedir.

 Hukuk Metinleri Otizm Konusunda Yeterli Mi?

Kanunlar diyor ki; devlet tarafından bir vatandaşın sahip olabileceği her türlü ihtiyaç giderilmek zorundadır. Bu idarenin yani devletin yükümlülüğüdür. Çalışmak, okumak, eğitim almak, bağımsız yaşamak hep bu hakların kapsamındadır. Ayrıca ücret almak da yine bir mülkiyet hakkı olduğundan, bu da devletin sağlaması gereken haklardan biridir.

İhtiyaç duyulan çalışmaların çoğu hukuk metinlerimizde olmakla beraber neyin nasıl yapılacağına dair düzenlemeler net değildir. Bu alanda uluslararası sözleşmeler kabul edilmiş olmakla beraber, uluslararası sözleşmelere kanun metni ile atıfta bulunulmuştur. Fakat bunun işlerlik kazanabilmesi için otizmli bireyler hangi koşullarda çalışacak ya da eğitim aldıkları durumda eğitimcilerin niteliği ne olacak gibi konuların yönetmelik ve genelge ile düzenlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Kanunların net yazılması ihtiyaç duyulan yönetmelik ve genelgelerin düzenlenmesi, ailelere idare tarafından empati yapılması, gerçek durumun tespit edilmesi ve çözüm üretilmesi gerekiyor. Otizm derneklerinin bir arada çalışarak,  ihtiyaç duydukları genelge, yönetmelik ve kanunlara dair önerilerini de meclis komisyonu ile paylaşması büyük önem taşıyor.

Kanunlarda mevzuat boşluğu çok fazla olduğu için halihazırda gelinen aşamada gelinen aşamada iyi niyetli çalışmalar maalesef yetersiz kalıyor. O nedenle de Otizm Eylem Planı gibi çalışmaların hayata geçmesi çok önemlidir.

MOLA EVLERİ

Antalya’daki Mola Evi Projesi, ‘Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Okul Öncesi Anasınıfı ve Eğitime Destek Odaları’ şeklinde hizmet veriyor. Ailelerin engelli çocuklarını emanet edebildiği Mola Evleri’nin özel çocukların sosyal becerilerini geliştirebileceği alanlar olması hedefleniyor.

Mola Evleri ile  ailelerin sosyal ve kültürel yaşama entegre olabilmelerini, çocuklarıyla ilgilenirken yapamadıkları günlük rutin işlerini de yapabilmelerine imkan tanınıyor. Aileler, çocuklarını kısmi zamanlı veya günübirlik olarak Mola Evine emanet edebiliyorlar. Mola Evi hizmetinden 3- 23 yaş arası okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise yaş grubundaki engelli bireyler yararlanabiliyor.