Bu kez sayfamızda bir anne/baba veya kardeş değil savaşı kazanmış bir gencimiz var. Kendi hikayesini kendi yazmak istedi. Semih şu an 18 yaşında, 11. sınıf öğrencisi ve artık destek almıyor…

@semih.karagozz

2007-2008 ‘de 1. sınıfı okumaya başladım ve zor günler geçiriyordum. Herkesten farklı olduğumu bilmeden, normalinden değişik hareketlerle okulumda, benden beklenen davranışın olmaması gerekeni sergiliyordum. Herkes benden şikayetçiydi ama annem hep yanımdaydı. Beni bazı kurumlara götürdü ama ben hiç gitmek istemedim ağladım hep. Kimseyi dinlemez olduğum yere çömelip ağlardım. Herkes beni susturmak için türlü türlü şeyler yapıyordu ama ben ağlamaya devam ediyordum sadece annemi istiyordum. Annem beni eğitim almak için oturduğum semtte bir rehabilitasyon merkezine götürdü. Ben yine gitmek istemiyordum. Evet özel bir ders almam lazımdı; çocuktum neyin ne olduğunu bilmeden çocuk aklımla sadece kendi istedikleri mi yapardım. Annemi bile dinlemezdim ama annem hep benimleydi. Beni kabullenmişti ama düzelmemi istiyordu. Ben sürekli zorluk çıkarıyordum. Her neyse o kurumda öğretmen beni alıp bir odaya soktu odada oyuncaklar falan vardı ama benim dikkatimi hiç biri çekmiyordu. Benim dikkatimi çekecek şeyler olağanüstü olmalıydı, kimsenin yapamayacağı şeyler olmalıydı. Sonra öğretmen kapıyı kilitledi, ben kapının kilitlendiğini görünce korktum ağlamaya başladım hiç susmadım. Susturamadı öğretmen beni ve annem geldi aralarında konuştular ve annemle ben sonra o kurumdan çıktık oraya daha gitmedim. Yine annem bir gün bir kuruma götürdü. Annemle oranın en yetkili kişisi ile görüştük görüşme bitince tarih falan verildi ve ben oraya derse gitmeye başladım ama oraya giderken ağlamazdım çünkü otobüsle giderken yolu izlemeyi çok severdim o yüzden ağlamazdım. Oraya gittiğimde; Mustafa hocayla tanıştık, benim mahalledeki arkadaşlarım gibiydi. Benle sohbet içerisindeydi beni topluma kazandırmaya çalışıyordu. Hep beraberdik beni bazen dışarıya kitapçıya falan götürürdü bana kitap alırdı meyve suyu alırdı benimle hep ilgilenirdi. Bir gün biz Mustafa hoca ile beraberken sınıfa başka çocuklar girdi 6 7 kişi falan olduk. Herkes kendini tanıtıyordu. Mustafa hoca bana o kadar güveniyordu ki sular seller gibi kendimi tanıtacağım sanıyordu. Ben kekeme olmuş gibiydim yarım yamalak konuşuyordum. Mustafa hoca bir an kızdı bana, ben de ağladım dışarıya çıktım. Daha gelmek istemiyorum dedim. Herkes ‘Niye?’ diye sormaya başladı. Ben anlattım böyle… Herkes ‘Mustafa Hoca’nın kafası başka bir şeye bozulmuştur, sana öyle kızmıştır’ dedi ama ben yine çocuk halimle vurdum duymaz moduna soktum kendimi… “Daha gitmek istemiyorum” demiştim anneme. Annem geçiştirdi. Bir dahaki dersim bir kaç gün sonraydı o süre içerisinde düşündüm Mustafa Hoca’nın güvenini kırdığımı yanlış yaptığımı. Nasıl böyle bir şey yapmıştım.😔Sonra derse gittim aynı şeyin bir daha olmasını istedim. Mustafa hocam kabul etti ve bu sefer ilk ben kendimi anlatacaktım. Başladım sular seller gibi dökülmeye, hocam bile şaşırdı. Belki “Noldu bu çocuğa iki günde?” dedi. Her neyse hastane raporumu 2 yılda bir yenilemek lazımmış. Kurumda Emine Ablam var en büyük ablam aslında. Abla kardeş gibiyiz biz onla. O hep hastaneye götürür beni. Annem de olur yanımda. Doktorların yanına gittim hep bana bir şeyler sordular. Anlamadım onları kafam karıştı. Yapamadım sanki. Sonra çıktım, neredeyse bütün hastaneyi gezdim. Ama istemsizce zorla. Oysa ki bir amacım varmış beni kontrol ediyorlarmış düzeldim mi diye. Hastaneden çıktıktan sonra evime gittim. Birkaç gün sonra da RAM’dan randevu alınıp oraya gittim orda da bana sorular sordular. Sıkılıyorum soruları görünce içime kapatıyorum yapmıyorum yaptığı mı da yanlış yapıyorum. Bilmiyordum ki; orda belli oluyormuş benim özel eğitim alıp almayacağım. Bu arada 1. sınıfım bitti, 2. sınıfa başladığım dönemde; kurumda Mustafa Hocam yoktu artık. Ayrılmıştı. Çok ağladım, her gün ağladım. Ben de daha gitmek istemedim. Annem zorla götürmeye başladı resmen. Hocam değişmişti bir bayan hoca; adı Feride artık onunla ders yapmaya başladım. Ama bana matematiği sevdiren o oldu. Mükemmel bir kadındı. İlk dersler ısınma derslerimiz tanışma faslı falan aylar yıllar geçti. Feride Hoca benim annem oldu resmen bütün dertlerimi özelimi anlatır oldum. Derslerimde ileri doğru adımlar atmaya başladım. Büyüdükçe her şeyi anlamaya başladım. Her şey Feride annem sayesinde oldu. Aklım oturdu. Her şeyi anlamaya başladım. Sorunlarımı aştım ve daha özel eğitim almak istemedim. Küçüklüğüm Algı Özel Eğitim’de geçti. 1. sınıftan 9. sınıfa kadar orada büyüdüm ben. Bir gün RAM’a gittim dedim ki “Ben daha özel eğitim istemiyorum.” Oradakiler ile o kadar yakın bir şekilde konuşuyorum ki 40 yıllık arkadaşım sanki hepsi. Artık neyin ne olduğunu biliyordum ağzı laf yapan toplumda sözü geçen bir kişilik oldum. Derslerim de beklenmedik başarılar elde ettim.. Hocalarım tarafından hep “Bu çocuk gibisi yok.” dendi. Bunların hepsi özel eğitimde ders almaya başladığım için oldu.. Orası beni olgunlaştırdı, orası beni büyüttü ailem gibiydi. Oranın sıcak kanlılığı olmasa ben böyle bir karakter olmazdım. Benim bütün zorlukları aşmamı sağladılar. Her zor günümde yanımda oldular engelleri aşamamı sağladılar. Kendilerine teşekkür ederim. @feride.o.ozmen @algiozelegitim