Merhaba,

Ben Pınar Tosmak yakışıklı meleğimin annesiyim.

Çınar Ahmet Tosmak’ın bir yaşına kadar kelimeleri vardı. Sonrasında gerileme olduğunu fark ettik. 2013 yılının Nisan ayında otizm ile tanıştık. Çınarım iki yaşını dört ay geçmişti. Bir türlü konuşmuyor ismine seslenildiğinde bakmıyordu. Benim ilk anneliğim olduğundan anlam veremedim. El kol hareketleri  de vardı ve karar verdik doktora götürmeye.  O günü hiç unutmuyorum.  Doktorlar gözlem yaptı ve bize otizm olabilir dedi.

Otizm neydi hiç duymamıştım.  Hemen Çapa’dan çocuk psikiyatriden randevu aldık ve tanı kondu. Raporlar, bir koşturma böyle bir süreç geçirdik. Tabii kendimi suçladım, benim yüzümden diye. İnsan bir an öyle hissediyor. Rehabilitasyon araştırmaya başladık. Algı ailesi ile öykümüz öyle başladı. Yoğun bir eğitimdi haklarını ödeyemem, öğretmenlerimiz bize çok destek oldu.

1 yıl gözüm yaşlı gidip geldim. Çınar başlarda gitmek istemiyordu. Huysuzluk yapıyordu. 1 ay böyle sürdü, neyse sonunda alıştı. Evde yoğun bir eğitim, televizyonu bile kaldırdık o dönem. Çınar’ın odasını  tam bir rehabilitasyon odasına çevirdik. Kreşe de başladı.

Çınarım meleğim, mucizem tam beş yaşında “anne” dedi, yavaş yavaş konuşmaya başladı.  Hep korktum  ilkokula başlayabilecek mi, konuşmaya başlayınca içim rahatlamıştı. Babasıyla çok mücadele verdik. Her okulun önünden geçerken ağlardım, benim kuzum da gidebilecek mi diye.  Şükür şu an 3. sınıftayız ilk 10’da. Çınar bizim mucizemiz. Yoğun bir eğitim ile nereden nereye geldik. Öğretmenlerimizin çok emeği var. Biz de anne baba olarak oğlumuzla birlikte savaştık. Tabii ki çok zorluklar yaşadık. Başta takıntılar, ah ah takıntılar. Hayata bakış açımız değişti. Ailelere tek tavsiyem çabuk kabullenip yoğun eğitim ama evde çocuklarıyla ilgilenecek, sırf eğitimciler değil kendileri de mücadele edecek. Şükür Allahıma  diyorum, oğlum bu duruma geldi. Bitki gibiydi, yeşerdi, çiçek açtı. Yüzümüz güldü.

Daha önümüzde yolumuz var tabii savaşmaya devam umutla…

OTİZM BİR HASTALIK DEĞİL FARKLILIKTIR.

Sevgilerimle.