Merhaba Ben Doruk Ege

Anne Nilüfer Gizem Hanım’a katkı için teşekkür ederiz…

Eğitim oğlumu bana geri kazandırdı. Oğlum yoktu. Sadece cisim olarak vardı. Hiçbir hayatı belirti yoktu. Tamamen içine kapalı, asosyal bir çocuktu. Çevresindeki insanlara karşı aşırı tepkileri vardı. Biz çok uzun bir süre ev hapsinde yaşadık. Komşu ya da akraba gezme durumumuz bile olmadı. Ama eğitim sayesinde ben Doruk Ege’yi geri kazandım.

Doruk Ege eğitimden önce, kendine ve etrafına zarar verebiliyordu. Cisim fırlatır, bağırır, yerde yuvarlanırdı. Bu şekilde davranışları vardı. Eğitimden sonra ilk olarak hayvan seslerini taklit etmeye başladı.

Bunu yapabilmek bile onu çok rahatlattı. Fakat o sıralarda tek yapabildiği sadece buydu. Motor gelişimi hiç yoktu. Parmak kaslarını güçlendirmesi için çalışıldı. Bu çalışma sonrasında her şeyi daha rahat kavramaya, parmaklarını açıp kapatmaya başladı ve kendine güveni geldi. Yapabildiği her şey hoşuna gitmeye başladı. Zamanla bu tür becerileri kazandığında öyle seviniyorduk ki… Mesela evdeki önemli evrakları yırtıyordu yanlışlıkla ve bu bile bizi öyle mutlu ediyordu, kızamıyorduk.

Otizmde, önce kabullenmek gerek. İyi ya da kötü. O şekilde sevebilmek. Ben otizmi bir buçuk sene kadar red ettikten sonra otizmin dövmesini yaptırdım. O benim hayatımın eksik parçasıydı, oğlum gibi. Doruk Ege de benim hayatımın eksik parçasıydı ve onunla tamamlandım.