2011 yılı son çeyreğinde ortaya çıkan ve günümüze kadar süren “mavi kapak” biriktirme konusunda bilgi kirliliği almış başını gidiyor.

İnsanların engellilere tekerlekli sandalye alabilmek amacıyla özveride bulunarak topladıkları tonlarca plastik şişe kapağı, bu kapakları üreten firmaların asli sorumluluğudur.

Profesyonel ekipler kurarak, ürettikleri plastiklerin atıklarını toplama yükümlülüğünü,

24.8.2011 tarih 28035 sayılı ambalaj atıkları yönetmeliğinde (ek 1, madde 1) yaptırdıkları değişiklik ile toplanması gereken atıklar arasına “Kapak” ibaresini ekleterek bugün oynanan oyunun senaryosunu yazmışlardır.

Yönetmelik değişikliğinden 1 ay sonra senaryo uygulanmaya başlanmıştır. Onlara göre kapak dışındaki plastikler zararsızdır. Kapak toplanırken pet şişeler çevreye atılmaktadır. Toplanması kolay olan ‘kapak’ yeterli görülüp, engelliler için yardım kampanyası denilerek halka toplatılmasına başlanmış toplatma maliyeti de ortadan kaldırılmıştır. Çevre kirletme vergisi ve birçok yaptırımdan da kurtulmuşlardır.

Plastik atık toplama maliyetleri ağır olduğu için halka kapak toplatan firmalar ve işbirlikçileri olan bazı dernekler, şahıslar, şirketler ve diğer unsurlar kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmuş, engellilerin “çöpe bile muhtaç” olduğu mesajını toplumun bilinçaltına ve ortak hafızasına işlenmesine neden olmuştur.

Engellilerin de eşit, adil ve bağımsız bir şekilde yaşamlarını sürdürmesi insan hakkıdır. Firmaların ve işbirlikçilerinin oluşturduğu yanlış algıyla mücadele etmek için pek çok STK ve aktivist yöntemin yanlış olduğu konusunda faaliyetler düzenlemiştir.

İyi niyet karinesi yüksek olan halkımız ise okullarında, işyerlerinde ve evlerinde biriktirebildikleri kadar “mavi kapak” yani plastik atık biriktirmiş, uzun süre bu atığa maruz kalmıştır. Herkesin bildiği üzere plastik ve diğer çevresel atıklara maruz kalmak beraberinde pek çok sağlık sorununu getirmektedir.

Firmalar kirlettikleri çevre ve insan sağlığına verdikleri zarar konusunda ellerini taşın altına koymak için hiçbir girişimde bulunmamaktadır.

Gelelim Engellilerin Gerçeklerine…

Engelli bireylere sağlanan protez, işitme cihazı, akülü ya da manuel tekerlekli sandalye kişilerin fiziksel özellikleri baz alınarak “kişiye özel” bir şekilde sağlanmak zorundadır.  Sosyal devletin bir gereği olan sağlık hizmeti kapsamında yer alır. Sağlık raporlarında yazılması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 1.500TL’ye kadar manuel tekerlekli sandalye, 3.000TL’ye kadar ise akülü tekerlekli sandalye için ödeme yapmaktadır. Ayrıca işitme cihazı ve beyaz baston v.b. araçlar içinde destek sağlamaktadır.

SGK kapsamında olmayan engelli bireylere de ilçe kaymakamlıkları bünyesinde bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından tekerlekli sandalye sağlanmaktadır.

Ancak gereksinimler karşılanırken ortaya çıkan en büyük problem ise en ucuz markaların fiyatları baz alınarak ödemelerin gerçekleştirilmesidir. Bu yol izlendiğinde ise “kişiye özel” ayarlamalar yapılamamış ve ihtiyaç tam anlamıyla giderilememiş oluyor.

Özetlemek gerekirse; engelli bireylerin sağlık raporunda yazılması halinde kampanyalarda dağıtılandan daha iyi araçlara zaten devlet organları tarafından ulaşmaları önünde engel  görünmüyor. O halde herkes kendine devletin zaten verdiği araçlar için kampanyalar niye yapılıyor sorusunu sormalıdır. Cevabı yukarıda plastik üreticilerinin kurtuldukları maddi sorumluluklarda verilmiştir.

Sosyal Sorumluluk kampanyası yapmak niyetinde olan firmalara, belediyelere, sivil toplum kuruluşlarına birkaç uyarıda bulunmak isteriz…

Tüketilen plastikler sadece “kapaklar”dan oluşmamaktadır. Tüm plastik ürünler çevreye zarar vermektedir. Kapak ve şişe/kutu diye ayırmak yapmak samimi değildir.

Plastik üreticileri sorumluluğunuzu halka yıkmaktan öteye geçerek profesyonel atık toplama ekipleri oluşturup topladığınız plastikleri geri dönüşüme kazandırmalısınız.

Yapacağınız kampanyalarda atık toplama değil, halka geri dönüşüm bilinci kazandırmalısınız. Kampanyaların içeriği ile toplumun hiçbir kesimini –özelde engellileri- rencide edecek söylemlere ve faaliyetlere yer vermemelisiniz.

Elde edeceğiniz gelirlerle engellilerin araç-gereçlerini iyileştirmek niyetindeyseniz de bunu “kişiye özel” şekilde ölçüleri ve fiziksel farklıları gözeterek yapmalısınız. Gizliliği ve kişisel verilerin güvenliğini de göz önünde bulundurmayı unutmamalısınız.

Hükümetlere, Bakanlıklara ve Yerel Yönetimlere Düşen Görevler

Kamuoyunda oluşan yanlış algıyı düzelterek engellilerin yaşadığı mağduriyet ortadan kaldırılmalıdır. Toplumu plastik atıklar ve bunların toplanması hakkında geri dönüşüm konusunda bilinçlendirmek ve teşvik etmek gerekmektedir. Ulaşılabilir yerlere atıklar için kutular koyulmalı ve bunların sayısı artırılmalıdır.

Adem Kuyumcu

Erişilebilirlik Uygulamaları ve İletişim Danışmanı

Engelsiz Hayat Danışma Derneği Başkanı