Tüm çocuk ve gençler bu salgından olumsuz etkileniyorlar. Ancak biliyoruz ki “anormal zamanlarda verilen anormal tepkiler normaldir”.

Yüzyılda bir gelecek felaketlerden sayılan pandemiye, mart ayından itibaren ülke olarak da koronavirüs salgın savaşına katıldık. Bu sürecin ne kadar devam edeceği de belirsiz. Hazırlıksız yakalanmak ve sonunun ne zaman olacağını bilmemek insanların yaşadığı korkuyu daha da arttırıyor. Hepimizde kaygı ve stres seviyesi yüksek. Bizler ebeveynler olarak çocuklarımızın en az etkilenmesi için elbette öncelikle kendi kaygımızı yönetmeli ve duygularımızı kontrol etmeliyiz.

Sokağa çıkmanın yasaklandığı ve daracık evlerde sıkışıp kaldığımız çocuklarla bu süreci atlatmaya çalışıyoruz. Tüm çocuk ve gençler bu salgından olumsuz etkileniyorlar. Ancak biliyoruz ki “anormal zamanlarda verilen anormal tepkiler normaldir”. Bu gerçeği bilmek ve buna göre sabırlı olmaktan başka bir şey elimizden gelmeyebilir. Çocuklarımızla onların kaygılarını konuşmak, yaşadıkları stres ve sıkıntı hissini ele almak; bu travmayla ilgili oyunlar oynamak, resim çizmek, hikayeler oluşturmak duygu dışavurumuna yardımcı tekniklerdir. Ama bu her zaman kolay olmaz. Hele söz konusu olan “özel gereksinimli bir çocuksa” ebeveynlerin işi kolay olmayacaktır. Yanlış kanının aksine bu çocuklar da ne olup bitiyor anlar ve yaşananlardan olumsuz etkilenirler.

Ayrıca özel gereksinimli çocukların enfeksiyona yakalanma riski daha yüksektir:

1) Özel gereksinimli çocuklar genelde ebeveynlerinin bakım ve desteğine ihtiyaç duydukları için, sosyal mesafelendirme denilen kavrama uymakta zorluk yaşayabilirler.

2) Özel gereksinimli çocuklar salgında virüsten korunma için önerilen el yıkama, yüzüne-gözüne dokunmama, maske takma veya diğer hijyen kurallarına uyum sağlamakta güçlük çekip gerekçesini anlamayabilirler.

3) Özel gereksinimli çocuklar diğer tipik çocuklara göre ek sağlık sorunlarına (Örneğin down sendromlu çocuklarda kalp hastalıkları gibi) daha fazla sahiptirler. Bu da onların olası bir enfeksiyonu şikayetsiz (asemptomatik) değil belki şiddetli geçirmesine sebep olacaktır.

Evde izolasyonda olan özel gereksinimli çocuklarda ne gibi tepkiler görülebilir?

1) Alışık oldukları düzen bozulduğundan ve bu çocuklar rutine karşı daha hassas oldukları için çok fazla evde kalmaya uyum problemleri gösterebilirler; örneğin ağlama atakları, öfke krizleri, uykuda bozulmalar gibi.

2) Sosyal izolasyonda uyaranlar az olduğu için çökkün ruh hali, varsa takıntı ve stereotipilerde artış görülebilir. Uyaran olsun ve sıkılmasın diye verilen teknolojik aletlerin yoğun kullanımına bağlı bağımlılık riski artar. Bu aletlerin kısıtlanması karşısında daha fazla yıkıcı tepki gösterebilirler.

3) Olayları anlayabiliyorsa daha çok korkma, kaygılanma, bakım verene yapışma ve ayrılma sorunları olabilir. Evde sınırlı kaynak kullanımında (örneğin TV, banyo paylaşma gibi) diğer kardeşler ve diğer aile üyeleri ile çatışmalar artabilir.

4) Daha önce aldıkları bireysel eğitimde aksama olacağından çocuğun kazanmış olduğu becerilerde kayıplar olabilir. Evde aile eğitimi uygularken de artan inatlaşma olup daha da zorluk yaşayabilirsiniz.

Ailelere önerilerim:

1) Günü programlayın. Tablolar veya panolar yaparak, haftalık ve detaylı olarak günlük plan oluşturun. Eski rutinlere benzer uygulamalarınız (örneğin uyku saati, eğitim saati, oyun saati, spor saati) olsun.

2) Sosyal becerilerini destekleyecek şekilde ev içi iletişimi arttırın. Birlikte ev işleri yapın ve eğlenceli oyunlar da oynayın.

3) Eğitimi ihmal etmeyin. Bireysel eğitimin eve uyarlanmış halini gittiğiniz kurumdan veya özel eğitimcinizden isteyin.

4) Aldığı fizik tedavi veya duyu bütünleme egzersizlerini evde de uygulayın. Hiç yoksa evde dans edin, hareketli oyunlar oynayın.

5) Kullandığı ilaç tedavisi varsa takip eden hekiminize danışmadan kesmeyin.

6) Çocuğunuzun öfke ve diğer davranış sorunlarında, uykusunda ciddi bozulmalar varsa, acilen destek amaçlı çocuk psikiyatrisi uzmanınıza danışın.

7) Sosyal izolasyonda kalmak, ev işleri ve çocuklarla uğraşmak ebeveynlerde tükenmişliğe sebep olabilir. Bunun farkında olun, gerekirse kendiniz için bir ruh sağlığı profesyoneline danışın.

Sağlıklı günler dilerim…