Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)  içerisinde bulunan çocuklar işlevsel oyun becerilerini belirli bir bilişsel seviyeye gelince kazanabilirler. Bunun için aşama aşama hiyerarşik bir planlama gerekir.

Burcu KAYA ABA Program Koordinatörü
Öncelikle çocuk alıcı dil, taklit ve hatta ifade edici dil becerilerinde belirli bir ivme yakalamış olmalıdır.

Ayrıca spektrum içerisinde bulunan çocuklar oyun araç gereçlerini nasıl kullanacaklarını keşfetme konusunda sınırlılıklar yaşarlar. Daha çok bu araç gereçlerle tekrarlayıcı davranışlarda bulunma eğilimi gösterirler.

Oyuncaklarla nasıl oynayacaklarına dair bir repertuarları yoktur, nörotipik gelişen çocuklar çevresini araştırarak, gözlem yaparak, taklit ederek öğrenirken, farklı gelişim özelliklerine sahip olan çocuklarla bu becerileri tek tek detaylı çalışmak gerekir.

ABLLS müfredatı içerisinde bulunan “oyun ve boş zamanlarını değerlendirme” başlıklı programlar bu konuda çocuklarımıza oldukça yardımcı olmakta ve davranışsal müdahalelerle işlevsel oyun becerilerini kazanmalarını sağlamaktadır.

Bizler oyun becerilerini planlarken ilk önce, oyuncakları çocuklarımıza tanıtarak, ne işe yaradıklarını göstererek çalışmaya başlıyoruz. (Arabalarla nasıl oynayabileceği, legolarla nasıl oynayabileceği gibi)

Bu aşamayı geçince çocuğun oyuncakların işlevi ile ilgili mini bir repertuarı olmuş oluyor ve akabinde her bir oyuncakla 5 farklı şekilde oynaması için çalışmalar yapılıyor.

Örneğin; Bebekle 5 farklı şekilde oynama (giydirme, uyutma, sallama, yedirme, gezdirme) gibi.

İşlevsel oyun becerileri tam da burada gelişmeye başlıyor diyebiliriz. Bu noktada çocuk oyuncaklarla artık daha fazla süre ve işlevsel olarak ilgilenmeye başlıyor.

Bu çalışmaları yaparken çocuklara ne kadar deneme fırsatı sunduğumuz önemli, sık tekrarlar öğrenmeyi kolaylaştırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Sosyodramatik oyun becerilerine geçiş ile birlikte çocuğun sosyal etkileşimini arttırmaya ve kazanmış olduğu dil becerilerini oyunlarında kullanmaya teşvik ediyoruz.

Daha sonra interaktif çocuk oyunları oynayabilmeleri için gerekli becerileri planlıyor ve detaylı olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Aile ve  eğer var ise anaokulu ortamında da bu becerilerimizin desteklenmesini önemsiyoruz.

Bu çalışmaları planlarken en başta da söylediğim gibi çocuğun bilişsel durumu çok çok önemli.

Çocuklarımızın ilgi, ihtiyaç ve isteklerini takip ederek bu çalışmaları eğlenceli hale getirmeyi oldukça önemsiyoruz.

Seans içinde becerilerin öğretim aşaması yapılandırılmış bir şekilde ilerlese de becerilerin öğretimi tamamlanınca genelleme aşamalarında doğal ortama transfer etme durumunu mutlaka planlamamız gerekiyor.

Doğal öğretim yöntem ve tekniklerini öğrencilerimizin gelişim durumları, ihtiyaçları ve kazanmış oldukları becerileri baz alarak mutlaka programımıza dahil etmeye çalışıyoruz.

Her çalışmada olduğu gibi oyun becerilerinin öğretilmesi ve işlevselliği kazanılırken ailelerimizden aldığımız destek ve iş birliği çok önemli bir unsur.

Ailelerimiz ve biz eğitimciler, bir ekibiz ve bu ekibin en önemli dinamiği ebeveynlerimiz, onların işbirliği, çocuklarımızın gelişimi açısından çok kıymetli.