Çocuğunuzun konuşmasının gecikmesi, seslendiğinizde size bakmaması işitme problemlerini akla getirse de öyle olmayabilir.

Yazı: Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi- KBB Uzmanı Dr. Mircan Miroğlu

 

Otizmli çocukların konuşmayı iletişim dili olarak kullanmaması ve konuşma seslerine ilgisizlik göstermeleri nedeniyle aile tarafından sıklıkla işitme kaybından şüphelenilir. Yine birçok otizmli çocuk bir başka kişi ya da ebeveynleri kendisine seslendiklerinde hiç tepki vermezler. Bu durum çocukta sanki bir işitme problemi olduğu düşüncesini akla getirir. Anne babanın seslenmesine karşı yanıt vermemeleri nedeniyle çoğu aile, çocuklarının sağır olduğunu dahi düşünebilir. Hâlbuki iyi bir gözlem yapıldığında çocuğun birçok sese tepki verdiği anlaşılır. Örneğin televizyonda bir reklam sesini duyduğunda çocuk hemen televizyon odasına doğru koşar. Hatta motor sesi, kedi miyavlaması ya da köpek havlaması gibi bazı seslere şiddetli tepki gösterirler ve kulaklarını kapatırlar. Bununla birlikte, bazı otizmli çocuklarda işitme kayıplarının görülebildiği de unutulmamalıdır.

Otizmli çocukların aileleri, en çok konuşma gecikmesi şikâyetiyle çocuklarını uzman kişiye götürürler. Bedensel gelişimi yaşına uygun olan çocuğun konuşması yaşıtlarına göre oldukça geridir. Otizmli çocukların işitme değerlendirmesinde geleneksel davranış odyometri testleri ile çoğunlukla yanıt alınamaz. Otizmli çocukların işitmelerinin objektif olarak değerlendirilmesi amacıyla, beyin sapı uyarılmış cevap odyometrisi (BERA) ve TEOAE (Transient Evoked Otoakustik Emisyon) testleri kullanılır.

 

İŞİTME KAYBININ TEŞHİSİ

İşitme kaybının teşhisi ne kadar erken yaşta sağlanırsa, tedavinin ve bireyin tüm gelişiminin o kadar sağlıklı olacağı unutulmamalıdır. Yani, işitme kaybında erken teşhis çok önemlidir. Özellikle ilk iki yaş, çocuğun konuşmasını geliştirebilmesi için en önemli dönemdir. Aile çocuğun büyümesini ve gelişmesini dikkatli bir gözlemle takip ediyorsa, işitme kaybı erken dönemde teşhis edilebilir.

Ülkemizde 2004 yılında başlatılan “Ulusal Yenidoğan İşitme Taraması Kampanyası” ile tüm bebeklere doğum hastanelerinden taburcu olmadan önce işitmeleri otoakustik emisyon ile  güvenli ve doğru olarak test edilmesi sağlanmaktadır.

İşitme taramalarının amacı işitme engeli ile doğan bebekleri doğumdan kısa süre sonra belirlemek, 3 aylık olmadan işitme testlerini tamamlamak, işitme engeli tanısı alanlara 6 aylık olmadan gerekli müdahalede bulunmaktır. Her aile, bebeğin doğumunu takip eden ilk altı aylık sürenin, işitmenin refleks olarak meydana geldiği bir dönem olduğunu bilmelidir.

Bu dönemde bebekler, 80-90 DB’lik yüksek şiddette bir sese maruz kaldıklarında, tüm vücut kaslarında kasılma ve irkilme görülür. Bebek, aniden ve yüksek şiddette gelen sesi duyduğunda gözlerini kapatır ve sesin geldiği tarafa yönlenir. Sesi duyunca yaptığı işi bırakır. Örneğin, annesinin memesini emiyorsa emmeyi bırakır.

Bebeğinizin ve çocuğunuzun, aşağıda sıralanan davranışları göstermesi işitme kaybının erken teşhisi için çok önemlidir:

 

0-2 Aylık Bebekler

  • Gürültülü ortamda uyanır,
  • Annesini görmese de sesine gülerek ya da ağlayarak tepki verir,
  • Normal tondaki müzik sesine tepki verir,

 

3-4 Aylık Bebekler

  • Gürültülü ortamda uyanır,
  • İlginç seslere başını çevirir,
  • Yalnızken kendi kendine mırıldanır,
  • Yüz yüze iletişim kurulduğunda gülerek ya da ses çıkararak tepki verir,

 

5-6 Aylık Bebekler                                                                                        

  • Gürültü ve konuşma sesinden uyanır,
  • Annesini görmese bile, annesinin sesinin geldiği yöne başını çevirerek tepki verir,
  • Yanı başındaki kişilerin konuşmalarını farkeder,
  • İlginç seslere başını çevirerek tepki verir,
  • Kendisine seslenen kişiyi görmese de ses çıkararak tepki verir,

7-8 Aylık Bebekler

  • Herhangi bir ses duyduğunda kolayca uyanır,
  • Çıngırak, zil gibi ses çıkaran oyuncaklara ilgi duyar,
  • Kendi kendine mırıldanırken ses tonunda değişiklikler yapar (işitme kaybı varsa melodik aksan yoktur),
  • “ba-ba”, “da-da” gibi hece seslerini çıkarır,

9-10 Aylık Bebekler

  • Herhangi bir ses duyduğunda kolayca uyanır,
  • Değişik sesleri taklit edebilir,

11-12 Aylık Bebekler

  • Konuşma sesi, saat tıkırtısı ya da kağıt hışırtısı gibi seslerden kolayca uyanır,
  • Konuşan kişiyi görmese bile, onu fark ettiğini belli eden davranışlarda bulunur,
  • Bir-iki kelimeyi yerinde ve anlaşılır şekilde söyler,
  • Yalnızken kendi kendine değişik sesler, hecelemeler, kelimeye benzer sesler çıkararak konuşur,
  • Bilinçli olarak “anne ve baba” sözcüklerini söyleyebilir,
  • Çok ileri derecede işitme kaybı olan bebekler sadece görme alanları içindeki nesne ve olaylarla ilgilenirler. İşitme engelli bebeklerde yaklaşık 9. aydan sonra ilk dönemlerde gözlenen konuşma sesleri kaybolur, taklitler ortadan kalkar, ses kaynağına yönelme davranışı görülmez.
  • Normal işiten çocuklar, eğer gürültülü ortamda uyumaya alışkınlarsa kapı çarpması gibi yaklaşık 90 dB şiddetindeki sese, sessiz ortamda uyumaya alışkınlarsa konuşma sesi gibi yaklaşık 50 dB şiddetindeki sese uyanarak tepki verirler. Bu özellik işitme kaybının tanımlanmasında mutlaka değerlendirilmelidir.

12-18 Aylık Çocuklar

  • Herhangi bir işaret kullanmadan, yaklaşık uzaklıktan verilen emirleri anlar (“bardağı al” gibi),
  • Birkaç kelimeyi anlaşılır şekilde yerinde kullanır,
  • Bildiği hayvan seslerini taklit edebilir,
  • “Nerede” ile başlayan sorulara başını o yöne çevirerek ya da eliyle işaret ederek cevap verir,

2 Yaşındaki Çocuklar

  • Yaklaşık 4 ya da 5 metre uzaklıktan çağrıldığında tepki verir,
  • Bildiği kelimelerle basit cümleler kurar,
  • Araba sesi ya da dışarıda havlayan köpek sesini fark ettiğini belli eder,
  • İsteklerini konuşarak ifade eder,
  • Oyun sırasında arkadaşları ile konuşarak iletişim kurar.

 

OBJEKTİF TEST YÖNTEMLERİ

Objektif test yöntemleri, subjektif yöntemler ile test edilemeyen veya test sırasında güçlükler çıkaran (ağlama vb.) çocuklarda uygulanan, objektif bulgulara dayanan, teste adapte olmayı gerektirmeyen ölçümlerdir. Bu yöntemlerin birlikte kullanımı en doğru sonuca ulaşılmasını sağlar.

 

ABR ile Değerlendirme

Bu testle, kişinin işitme sinirinin sese nasıl cevap verdiği değerlendirilir.

1) Test sırasında bebeğin uyuması tercih edilmektedir. 6 aydan küçük bebeklerde uyutma için ilaç kullanılmaz. 6 aydan büyük bebeklerin uyutulması için doktoruna danışılmalıdır.

2) Önce elektrotların yerleştirileceği deri temizlenir. Elektrot yerleştirilen bölgeler iki kulak arkası ve alındır.

3) Kulaklık yardımıyla kulaklara ses verilir.

4) Bilgisayar yardımıyla verilen sese sinirin cevabı kaydedilir. Elde edilen kayıtlar uzman odyolog tarafından değerlendirilir.

Oto Akustik Emisyon

İç kulak fonksiyonunu değerlendirir. Doğumdan birkaç gün sonra bu test yapılarak bebeğin işitmesi hakkında bilgi sahibi olunur. Yenidoğan bebeklerin işitme taramasında kullanılan en yaygın yöntemdir. Testin uygulaması aşağıdaki şekilde yapılır:

1) Çocuğun kulağına plastik kulak tıkacı yerleştirilir.

2) Bilgisayara bağlı olarak çalışan oto akustik emisyon cihazı sese karşı iç kulağın cevabını kaydeder.

3) Sonuçlar uzman odyolog tarafından değerlendirilir.

Ailesi tarafından duymadığı ve konuşma geriliği olması şikayeti ile getirilen çocuklar tam bir kulak burun boğaz muayenesinden geçirilir. Muayene esnasında çocuğun davranışları da izlenir. Her ne kadar duyduğundan emin olunsa da ,Yurdumuz da 2004 yılından itibaren doğar doğmaz tüm çocuklara otoakustik emisyon yapılmasına rağmen yine de BERA testi yaptırmaktayız. Eğer ki muayenede davranış bozukluğu hisseder ve de BERA normal çıkarsa çocuğun çocuk pskiyatrisi tarafından değerlendirilmesini öneririz.