FANUS SENDROMU

Kontrolcü ebeveynler bir fanus gibi davrandığından, çocukların gerçek yaşamda sorumluluk alma, problem çözme olumsuzluklara karşı direnme ve hata yapma şansı olmaz.

 

Yazı: Psikolog Türker OMCACIOĞLU

Algı Özel Eğitim Kurumları

turker@algiozelegitim.com

 

 

Ebeveynlik kelimesinin anlamı bir insanı yetiştirip büyüten aile büyüklerine verilen addır. Genelde anne ve babanın ikisinden birden bahsetmek için kullanılır. Sorumlulukları arasında çocuğa bakmak, güvenliğini sağlamak ve geleceği ile ilgili kararlar vermek gibi görevlerdir. Bebeklik dönemi çocuğun bakım işlemleri genellikle 7/24 mesai gerektiren bir iştir. Bütün zamanımızı verdiğimiz bir aktivite ister istemez kendimizle alakalı işleri ertelememize sebep olabilir. Kendi hayatınızı, bakımınızı, sosyal hayatınızdaki önceliklerinizi bir kenara bırakıp bütün enerjinizi çocuğunuza vermeye başlarsınız. Bu süreçlerde kendini önemsizleştirme, ikili ilişkilerde tıkanmalar, sosyal hayatı destekleyecek hobi ya da eğlence amaçlı yapılan aktiviteler ikinci plana atılır. Bebeğin bakımı uyuduğunuz zaman haricinde, hayatınızın tüm vaktini doldurduğu için, kendinizle ilgili eksik hissettiğiniz konuları düşünmeyi bırakırsınız. Fakat bilinçaltınız bunu düşünmeye devam edecektir. Sebepsiz yere öfke patlamaları ya da ağlama krizleri bu dönemde sıklıkla görülen durumlardan birisidir. Bu durumlarla baş edebilmek için çocuğun bakım görevini sadece annenin yapabileceği işler hariç (emzirme vs…) her iki ebeveyn de paylaşmalıdır. Bir kişiye yüklenmiş bir sorumluluk yorgunluktan dolayı ister istemez hata yapılmasına sebep olabilir. Bir de bir insanın yapabileceği iş yükü bellidir. Bir insana gereğinden fazla yükleme yapılırsa hem işi yapan kişi için hem de yaptığı iş için kötü sonuçlar doğabilir.

Kontrolcü ebeveynliğin çocuklar üzerindeki etkileri de oldukça fazladır. Her çocuğun hayata bakış açısı, güvenlik duygusu, başarma güdüsü ve problem çözme becerileri sosyal öğrenme ile gerçekleşir. Özellikle okul öncesi dönemlerde kontrolcü ebeveynlerle vakit geçiren çocukların ileriki zamanlarda özgüven problemleri, problem çözme becerileri zayıflığı, olumsuzluklarda aşırı etkilenme, gelişmemiş sorumluluk duygusu, gücünün ve potansiyelin farkına varamama ve ebeveynlerine bağımlı bir kişilik yapısına dönüşme durumları vardır. Bazı durumlarda kontrolcü ebeveynliğe maruz kalan çocukların ileriki zamanlarda aşırı özgüvenli olma, kendine özel ilgi bekleme gibi yukarıda belirtilen durumların aşırı uç yüksek halleri de görülebilir.

Olumsuzluklardan uzak, hataların olmadığı, üzüntü, sinirlenme gibi olumsuz duyguların hiç olmadığı bir dünyada belli bir yaşa kadar büyüdüğümüzü ya da böyle bir süreçten geçtiğimizi düşünelim. Daha sonrasında gerçek hayata tekrar geri geliyoruz. Olumsuzluklardan uzak bir dünyadan gerçek dünyaya geçiş yaptığımızda uyum problemleri yaşayabiliriz. Aslında bu duruma bir bakıma “Fanus sendromu” diyebiliriz. Güvenli bir fanusun içerisinde vakit geçirdikten sonra gerçek hayattaki olumsuzluklarla yüzleştiğimizde çok büyük bir hayal kırıklığı yaşayabiliriz ve durumu kabullenmekte zorlanabiliriz. Okul öncesi dönemlerde kontrolcü ebeveynlerle vakit geçiren çocuklarımız konuyla ilgili ilk travmalarını okul hayatlarına başladıklarında yaşarlar. Problem çözme becerileri gelişmediği için kendilerini ortamdan soyutlama yoluna gidip kaçınma davranışını göstermeye başlayabilirler. Aslında burada çocuklarımız için sudan çıkmış balık kavramını kullanmak doğru olacaktır.

Sorumluluk, problem çözme, olumsuzluklara karşı direnme, kaybetme, hata yapma ve hata yaptıktan sonra ne yapılması gerektiği gibi durumlar yaşanılarak öğrenilen, tecrübe edilen ve bu tecrübeler sonucu davranışa dönüşen yeteneklerdir. Çocuklarımıza bu duyguları öğretebilmek istiyorsak onlara şans tanımamız gerekir. A ksi halde bu davranışların gelişmesini beklemek onlara haksızlık edildiği manasına gelebilir. Çocuklar ebeveynlerini birer ayna olarak görürler ve kişiliklerinin büyük bir kısmını çocukluk dönemlerindeki yaşanılan olaylar oluşturur. Sosyal öğrenme kavramı insanın doğduğu andan öldüğü zamana kadar devam eden bir kavramdır. Okul dönemi başladıktan sonra hayatlarına başka rol modeller girecektir fakat çocukluk dönemlerinde iyi birer rol model olabilmeniz için özellikle kontrolcü bir yapınız var ise danışmanlık almanızı öneririm.